Açıkel, Aslıhan Erbaş2026-03-152026-03-1520251304-7949https://hdl.handle.net/20.500.12469/7835https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1312581İklim krizi ile mücadelede, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve sera gazı emisyonlarının sınırlandırılarak, 2050 yılına kadar karbon nötr bir dünyaya ulaşılması planlanmaktadır. Bu geçiş sürecinde, karbon yakalama ve depolama (CCS) faaliyetleri giderek önem kazanmaktadır. Karbondioksitin (CO2) atmosfere salınmadan önce yakalanıp taşınması ve yer altı ya da okyanusta depolanması sürecinde, özellikle deniz yoluyla taşımacılık sırasında meydana gelebilecek sızıntılar ise ciddi çevresel riskler barındırmaktadır. Bu riskler yanında, karbondioksitin zıya nedeniyle maddi bir zarar doğup doğmadığı da ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Zira depolanmak üzere taşınan karbondioksitin ekonomik bir değeri söz konusu değildir. Bu nedenle, karbondioksit sızıntısı durumunda, iklim hukuku kapsamında ne tür zararların doğabileceği, bu zararların taşıyanın sorumluluğu kapsamında talep edilip edilemeyeceği, taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı ve bu zararlara ilişkin bir sigorta yaptırılıp yaptırılamayacağı hususları belirsizlik taşımaktadır. Bu çalışma, iklim hukuku ve uluslararası deniz hukuku bağlamında karbondioksitin deniz yoluyla taşınmasına ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymak, bu tür bir taşıma sırasında meydana gelebilecek karbondioksit sızıntılarının karbon piyasaları kapsamında yol açabileceği zararları açıklamak ve bu zararlardan dolayı taşıyanın sorumluluğuna ilişkin kuralları analiz etmek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma, iklim değişikliği konusundaki küresel mücadelede, ayrı hukuk dalları arasındaki etkileşimin ve deniz ticareti, sigortacılık ve karbon piyasaları gibi farklı sektörler arasındaki koordinasyonun önemine işaret etmektedir.In the fight against climate change, reducing fossil fuel consumption and limiting greenhouse gas emissions are key objectives, with plans to achieve a carbon-neutral world by 2050. During this transition, carbon capture and storage (CCS) activities are becoming increasingly significant. The process involves capturing carbon dioxide (CO2) before it is released into the atmosphere, transporting and storing it underground or in the ocean. Notably, during maritime transportation, potential CO2 leaks pose serious environmental risks. Additionally, the loss of CO2, which lacks inherent economic value, raises questions about whether such loss constitutes material damage. Consequently, uncertainties arise regarding the types of damages that may occur under climate law in the event of a CO2 leak, whether these damages can be claimed under the carrier’s liability, if the carrier’s liability can be limited, and whether insurance can be obtained for such damages. This study aims to elucidate the legal framework concerning the sea transport of CO2 within the contexts of climate law and international law of the sea, to explain the potential damages from CO2 leaks during such transport in relation to carbon markets, and to analyze the rules pertaining to the carrier’s liability for these damages under international maritime law. This study underscores the importance of interaction among various legal disciplines and coordination between sectors such as maritime trade, insurance, and carbon markets in the global fight against climate change.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessÇevre ÇalışmalarıHukukKarbondioksitin Depolanmak Amacıyla Deniz Yoluyla Taşınmasından Doğan Zararlardan Taşıyanın SorumluluğuLiability of the Carrier for Damages Arising Out of the Carriage of Carbon Dioxide by Sea for StorageArticle