Hukuk Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/50
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 66
- Results Per Page
- Sort Options
Other İmam Hatip Liselerinde Başörtüsü Sorunu Üzerine Bir Karar İncelemesi: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Köse ve Diğer 93 Başvurucu Kararı(Seçkin yayıncılık, 2011) Topukçu, Aslı[Abstract Not Available]Article Yolsuzluğun Vergisel Araçlarla Önlenmesi(Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2014) Şener, OrhanKamusal mal ve hizmetlerin temel ekonomik özellikleri, gelişmekte olan ülkelerin en önemli sosyo ekonomik sorunu olan yolsuzluğun en önemli nedendir. Bölünemezlik, birlikte tüketim ve hizmetten yararlanmanın dışlanamaması gibi bu özellikler yolsuzluğu teşvik edici bedava yararlanma motivasyonuna yol açmaktadır. Bu çalışmamda Yolsuzlukla mücadele için 1960lı 1970li yıllarda Avrupa’nın tamamında refah ya da sosyal devletin oluşması amacıyla sıkı bir biçimde uygulamaya konulan Servet vergilemesini önermekteyim. Bu uygulamaya göre, % 2 ya da % 3 gibi düşük bir oranla uyğulanan genel ve özel bir Servet vergilemesiyle Avrupa ülkelerinde bir yandan gelir dağılımı iyileştirilirken, ayrıca yolsuzluk önemli ölçüde kontrol altına alınmıştır. Servet vergilemesine ek olarak ayrıca ülkemizde büyük çapta yolsuzluklara yol açan kent rantlarını azaltmak amacıyla ise, kıymet artışı ve ve sermaye kazançları vergisini de önermekteyim. Bütün bu vergisel önlemlere ek olarak, sonuç bölümünde özetlediğimiz gibi ALmanya’da yolsuzluk suçları için uygulanan özel yargılama usulü ile bazı yönetsel önlemleri de önermekteyim.Article Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisine Etkisi(Türkiye Barolar Birliği, 2012) Süral, Bahar CeydaHukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 40, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atıf yapmaktadır. Bir davada HMK uyarınca yer itibariyle yetkili bir mahkeme mevcut değilse, Türk mahkemelerinin o dava için milletlerarası yetkisi de yoktur. Bu çalışmada, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bakımından doğuracağı sonuçlar incelenmiştir.Article Elektronik Ticaretin Hukuksal Boyutu(Kocaeli Üniv. Sosyal Bilimler Enst., 2018) Hamamcıoğlu, EsraElektronik iletişim sistemi her alanda olduğu gibi, ticari yaşamda da etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir. Bu sayede işletmeler, hiç bir aracı kurum ya da kuruluşa ihtiyaç duymaksızın birbirleriyle ve/veya alıcılarla iletişime geçebilmektedirler. Ancak, elektronik ticaretin kendisinden beklenen yararı gerçekleştirebilmesi bu alanda ticari faaliyette bulunanlar için güvenli ve şeffaf bir ortamın yaratılmasına bağlıdır. E-ticaret olarak kısaltabileceğimiz bu alanda bazı kötü niyetli kişilerin elektronik ticaretin sunduğu imkânları kötüye kullanmalarının önüne geçebilmek ve özellikle tüketicilere yönelik istenmeyen ticari elektronik iletilerin gönderilmesinde keyfi uygulamalara son verebilmek için özel düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmamızda elektronik ticaret kavramı, elektronik ticaretin kapsamı, tarafları, özellikleri, ekonomik ve sosyal hayata etkileri, elektronik ticaret alanında uygulama alanı bulabilecek yasal düzenlemeler incelenerek, özellikle Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuata ilişkin bazı tespit ve değerlendirmelere yer verilecektirOther "sosyal Devlet Kapsamında Çalışma Özgürlüğü ve Çalışma Hakkının Değerlendirilmesi"(Seçkin Yayıncılık, 2019) Bagceci, HamideSosyal ve ekonomik haklar, sosyal devletin gerçekleştirilmesinde büyük öneme sahiptir. Bu hakların amacı sosyal adaleti sağlamak, sosyal eşitsizliği azaltmak, toplum içinde yer alan zayıf ve güçsüz grupları korumak ve insanın onuruna uygun biçimde yaşamasını sağlamaktır. Bu bağlamda klasik haklardan farklı olarak sosyal haklar, devlete birtakım olumlu edimlerde bulunma görevi yükler. Nitekim 1982 Anayasası’nın 48’inci maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğüne sahip olduğu, devletin, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. 49’uncu madde de ise çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğu belirtilmiştir. Öte yandan her ne kadar tekil biçimde ifade edilse de bu hakkı tamamlayan, anayasal güvenceye kavuşturulmuş birçok aracı hak da mevcuttur. Ücret hakkı, tatil hakkı, dinlenme hakkı, iş güvencesi, iş ve sosyal güvenlik hakları ile toplu olarak kullanılan sendikal haklar bu kapsamdadır. Bu çerçevede çalışmamızda öncelikle sosyal devlet anlayışı ışığında sosyal hakların gelişimi ve hukuki niteliği ele alınmış, daha sonra “çalışma özgürlüğü ve hakkı” Anayasa Mahkemesi kararlarıyla değerlendirilmiştir.Other İdari Uyuşmazlıkların Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri ile Halli Önündeki Engeller(İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2011) Arat Özkaya, Nilay[Abstract Not Available]Article 5 Aralık 1857 Tarihli Osmanlı Devleti-rusya Sınır Anlaşması(Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, 2009) Apaydın, BahadırUluslararası hukukun çok eski zamanlardan beri süregelen sorunlarının başında devletlerarası sınırların belirlenmesi, korunması ve sınır ihlali meseleleri gelir. Sınırlar ve sınır ilişkileri dediğimizde ise hemen iki kavramı ele almak icab eder; devlet ve egemenlik. Halbuki sınırlar mutlak coğrafi bir gerçeklikten ziyade, siyasal egemenliğin hukuksal izdüşümleridir. Sınırların belirlenmesinde geçmişten günümüze çeşitli yöntemler ve araçlar kullanılmıştır. Özellikle ulus devletler çağında, yani 19. yüzyılda imparatorlukların dağılması ve 20. yüzyılda sömürgelerin bağımsızlıklarını kazanmasından sonra sınır problemlerinin giderek daha yoğunlaştığı bir dönem yaşanmıştır. Bu sorunlar uluslararası hukuku daha etkin bir konuma taşımış ve bir takım uluslararası sözleşmeler ve kriterler ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda çevirisini sunduğumuz 1857 tarihli Osmanlı-Rus sınır anlaşması döneminin ve sonrasının en ileri uygulamalarından birine örnek teşkil etmektedir. Bugün bile sınırlara ilişkin birçok husus ya hiç çözülemiyor ya da henüz bir statüye kavuşturulmayı bekliyorken 1857 tarihli sınır anlaşmasında kullanılan yöntem ve araçlar bize sınır tespitine ilişkin uygulamalar bakımından tarihsel veriler sağmaktadır.Other Ceza Hukukunda Varsayılan Rıza(Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2011) Kangal, Zeynel T.Varsayılan rıza Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmemiştir. Bu nedenle kanun üstü bir hukuka uygunluk nedenidir. Varsayılan rıza, ilgilinin gerçek iradesinin alınamadığı durumlarda, ilgiliye sorulabilse idi, müdahaleye rıza gösterirdi şeklindeki bir tahmine dayanmaktadır. Varsayılan rıza izin verilen risk görüşüyle açıklanabilir. Başkasının hukuksal alanına yapılan müdahalenin varsayılan rıza çerçevesinde hukuka uygun olabilmesi için, ilgilinin üzerinde mutlak surette tasarruf edilebileceği bir hakkının bulunması ve rıza açıklamaya ehil olması, ilgilinin rızasının alınamaması ve failin ilgilinin veya kendi yararına hareket etmesi gerekmektedir. İlgilinin gerçek iradesinin bilindiği durumlarda varsayılan rızaya dayanılamaz. Failin kendi ve üçüncü bir kişi yararına hareket ettiği durumlarda da, sınırlı da olsa, varsayılan rıza kabul edilmektedir. Varsayılan rızanın maddî koşullarında hata ve sınırın aşılması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulama alanı bulacaktır.Article ULUSLARARASI TAHKİMDE ÜÇÜNCÜ KİŞİ FİNANSMANININ MASRAFLAR İÇİN TEMİNAT GÖSTERİLMESİ KARARININ VERİLMESİNE ETKİLERİ(Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2018) Süral, Bahar CeydaUluslararası tahkimde üçüncü kişi finansmanı ile uygulamada giderek daha sık karşılaşılmaktadır. Tahkimde üçüncü kişi finansmanı, başta, hakemlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı olmak üzere, gizlilik, masrafların paylaşımı gibi birçok usuli meseleye neden olur. Bu usuli meselelerden birisi de masraflar için teminat kararı verilmesidir. Bir başka deyişle, taraflardan birinin üçüncü kişi finansmanından yararlanmasının, diğer tarafın masraflar için teminat gösterilmesi yönündeki talebinin hakemlerce değerlendirmesine bir etkisinin olup olmayacağıdır. Bu çalışmada, bu mesele, doktrindeki görüşler ve hakem kararları çerçevesinde ele alınmıştır.Other Türk Ceza Hukukunda Haksız Tahrik(Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2010) Kangal, Zeynel T.[Abstract Not Available]Article Article ANAYASA MAHKEMESİNİN BİREYSEL BAŞVURU KARARLARI ÖZETLERİ (NİSAN - EYLÜL 2016)(2016) Atasayan, Gözde; Dülger İtişgen, Rezzan; Işık, Cennet[Abstract Not Available]Article 6361 Sayılı Kanun’un 9/3 Hükmünün Uygulanma(ma)sına İlişkin Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi (temel Borç İlişkisinden Doğan Kişisel Def’ilerin Faktoring Şirketine İleri Sürülüp Sürülemeyeceği Sorunu)(Seçkin Yayıncılık, 2017) Uzun Kazmacı, Özge; Hamamcıoğlu, Esra6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 hükmü ile Kanun öncesi dönemde tartışmalı olan, kambiyo senetlerinde temel borç ilişkisinden doğan def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği konusu, TTK hükümleri esas alınarak çözüme kavuşturulmak istenmiştir. Her ne kadar olması gereken hukuk açısından bu çözüm tarzı, faktoring işleminin özellikleri ve faktoring’in temeli olan toptan alacak devri dikkate alındığında tartışmaya açık olsa da, getirilen düzenlemenin lafzı ve gerekçede de ortaya konulan kanun koyucunun amacı dikkate alındığında, hükmün uygulanması sonucunda söz konusu def’ilerin kural olarak faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Hükmün uygulanmasında aksi yönde sonuca varan inceleme konusu karar bu açıdan eleştiriye açıktır.Article TOPLU PAZARLIK VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SİSTEMİNE ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM(İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2016) Güzel, Ali[Abstract Not Available]Article Avale İlişkin Güncel Yargıtaykararlarının Değerlendirilmesi(2018) Karamanlıoğlu, ArgunTeminatlar, alacaklılara güvence sağlayarak, kredi ihtiyacı içinde olanların krediye erişmelerini kolaylaş-tırmaktadır. Aval, kambiyo senetlerine özgü bir kişisel teminat türüdür. Uygulamada sıklıkla tercih edil-mese de aval ile ilgili azımsanmayacak sayıda uyuşmazlığın yargı kararlarına konu olduğu görülmektedir. Öte yandan, kefalette eşin iznini arayan TBK md. 603 hükmünün uygulama alanına avalin girip girmediği son dönemde doktrinde ve Yargıtay kararlarında en tartışmalı konulardan biri olmuştur. Bu makalede; özellikle, avalde eşin rızasına ilişkin Yargıtay kararları ile birlikte avale ilişkin yakın tarihli ve önemli bazı Yargıtay kararları değerlendirilmiştir.Article YAŞAMA HAKKI KAPSAMINDA YAŞAMIN BAŞLANGICI(Marmara Üniversitesi Yayınları, 2013) Tacir, Hamide BağçeciYaşama hakkı bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin başında gelmektedir. Öyle ki bu hakkın güvence altına alınmadığı sistemlerde diğer hakların tanınmasının ve güvence altına alınmasının bir anlamı olmayacaktır. Bu bağlamda, yaşama hakkının ne zaman başladığının tespit edilmesi de hukuksal bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışma temel olarak embriyo veya cenin yaşama hakkının öznesi midir sorusuna ulusal ve uluslararası belgeler ışığında cevap arayacaktır.Article Yasal Belirsizlik: Embriyonik Kök Hücre Çalışmaları(2018) Söğüt, İpek SevdaKök hücre tipleri arasında yer alan embriyonik kök hücreler, her çeşit hücre ve dokuya dönüşebilme kapasitesi nedeniyle doku mühendisliği ve rejeneratif tıp alanında önemle üstünde durulan kök hücre grubudur. Özellikle insan embriyonik kök hücreleri; yeni ilaç tasarımı deneylerinde, ilaç toksisitelerinin araştırılmasında ve erken embriyonik gelişim çalışmalarında model olabilecek hücrelerdir. Bununla birlikte, insan embriyonik kök hücre çalışmaları canlı embriyoların kullanımını gerektirdiğinden, etik ve hukuki problemleri beraberinde getirmektedir. Embriyon araştırmaları, yaşamın başlangıcı ve insan onurunun kapsama alanını ilgilendirdiğinden, çok tartışmalı bir konudur. Bu çalışma ile genel olarak kök hücre kavramı, hukuki niteliği, embriyonik kök hücre kavramı, embriyonun; insan hakları hukuku, anayasa hukuku, ceza hukuku ve medeni hukuk bağlamında statüsü, ana rahmindeki embriyo, tüpteki embriyo bakımından embriyonik kök hücre çalışmalarındaki mevcut hukuki durum ile araştırma amaçlı embriyo yaratmanın hukukiliği ve embriyonik kök hücre çalışmalarında Sağlık Bakanlığı Genelgesi sonrasındaki hukuki durum açıklanmaya çalışılacaktır.Article Taşınmazların Kiralanmasına İlişkin Sözleşmelerin Uygulanacak Hukuk, Milletlerarası Yetki ve Milletlerarası Tahkim Bakımından Türk Hukukundaki Yeri(Türkiye Barolar Birliği, 2016) Ömeroğlu, EkinYabancılık unsuru taşıyan taşınmaz kirasına ilişkin sözleşmelere uygulanacak hukuk, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun tarafından m. 25 hükmünde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre taşınmazın bulunduğu yer hukuku uygulanacaktır. Bununla birlikte karşılaştırmalı hukukta, taraflara hukuk seçme imkânı tanıyan düzenlemeler bulunmaktadır. Milletlerarası özel hukukun diğer bir yönü olan milletlerarası yetki bakımından ve özellikle yetki anlaşmalarının yapılması bakımından da Türk hukukunun karşılaştırmalı hukuktan ayrılan yönleri mevcuttur. Dolayısıyla çalışmamızda taşınmazların kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, gerek uygulanacak hukuk ve gerekse milletlerarası yetki bakımından karşılaştırmalı hukuk çerçevesinde ele alınacaktır. Son olarak taşınmazların kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin Türk milletlerarası tahkim hukukundaki yerine çalışmamızda yer verilecektir.Article Anonim Ortaklıklarda Tek Borç İlkesine İlişkin Gelişmeler(*)(2018) Hamamcıoğlu, EsraTürk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 480. maddesinde kanunda öngörülen istisnalar dışında paysahibine anasözleş-me ile dahi pay bedelini veya payın itibari değerini aşan primi ifa dışında bir borç yükletilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Hükümde geçen “borç” sözcüğü kanunkoyucunun bilinçli bir tercihi olup geniş anlamda tüm borçları kapsayacak şekilde kullanılmıştır. Buna göre paysahibinin ortaklığa karşı olan asli ve tek borcu taahhüt etmiş olduğu sermayeyi ifa borcudur. Tek borç ilkesi olarak adlandırılan düzenlemenin gerekçesinin paysahibi-ni belirsiz bir gelecekle ve beklemediği yükümlülüklerle karşı karşıya bırakmamak ve payın devir kabiliyetini sınırlandırmamak olduğu söylenebilir. İlke aynı zamanda anonim ortaklığın tipik bir sermaye ortaklığı olması nedeniyle sahip olduğu temel özellikleri ile de uyumludur. Bununla birlikte, ilkenin kanundan kaynaklanan istis-naları da bulunmaktadır. Yine bazı hususların ilkenin istisnası kapsamında olup olmadığı da tartışılmaktadır. Tek borç ilkesinin anlam ve kapsamının ortaya konulabilmesi bu istisnaların açıklığa kavuşturulması ile mümkündür.Other Hekimin İlaç Tedavisinden Kaynaklanan Ceza Sorumluluğu(Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2009) Koca, Mahmut[Abstract Not Available]
