TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/4467
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "Fakülteler, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 20 of 69
- Results Per Page
- Sort Options
Article Adi Ortaklık Sözleşmesinde Şekil(Marmara Üniversitesi Yayınları, 2016) Hamamcıoğlu, Esra; Karamanlıoğlu, ArgunAdi ortaklık sözleşmesi, kural olarak, herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak taraflar iradi olarak şekil şartı öngörebilecekleri gibi adi ortaklığa sermaye olarak getirilen değerlerin devrinin özel hükümler kapsamında şekil şartına bağlılığı düzenlenmiş olabilir. Çalışmamızda, öncelikle şekil kavramı genel olarak incelendikten sonra, adi ortaklık sözleşmesinde şekil ve şekle aykırılığın sonuçları değerlendirilmeye çalışılmıştır.Article Toplu Pazarlık ve Toplu İş Sözleşmesi Sistemine Eleştirel Bir Yaklaşım(Istanbul Univ Fac Law, 2016) Güzel, Ali[Abstract Not Available]Article ANAYASA MAHKEMESİNİN BİREYSEL BAŞVURU KARARLARI ÖZETLERİ (NİSAN - EYLÜL 2016)(2016) Atasayan, Gözde; Dülger İtişgen, Rezzan; Işık, Cennet[Abstract Not Available]Article Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisine Etkisi(Türkiye Barolar Birliği, 2012) Süral, Bahar CeydaHukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 40, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atıf yapmaktadır. Bir davada HMK uyarınca yer itibariyle yetkili bir mahkeme mevcut değilse, Türk mahkemelerinin o dava için milletlerarası yetkisi de yoktur. Bu çalışmada, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bakımından doğuracağı sonuçlar incelenmiştir.Article Elektronik Ticaretin Hukuksal Boyutu(Kocaeli Üniv. Sosyal Bilimler Enst., 2018) Hamamcıoğlu, EsraElektronik iletişim sistemi her alanda olduğu gibi, ticari yaşamda da etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir. Bu sayede işletmeler, hiç bir aracı kurum ya da kuruluşa ihtiyaç duymaksızın birbirleriyle ve/veya alıcılarla iletişime geçebilmektedirler. Ancak, elektronik ticaretin kendisinden beklenen yararı gerçekleştirebilmesi bu alanda ticari faaliyette bulunanlar için güvenli ve şeffaf bir ortamın yaratılmasına bağlıdır. E-ticaret olarak kısaltabileceğimiz bu alanda bazı kötü niyetli kişilerin elektronik ticaretin sunduğu imkânları kötüye kullanmalarının önüne geçebilmek ve özellikle tüketicilere yönelik istenmeyen ticari elektronik iletilerin gönderilmesinde keyfi uygulamalara son verebilmek için özel düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmamızda elektronik ticaret kavramı, elektronik ticaretin kapsamı, tarafları, özellikleri, ekonomik ve sosyal hayata etkileri, elektronik ticaret alanında uygulama alanı bulabilecek yasal düzenlemeler incelenerek, özellikle Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuata ilişkin bazı tespit ve değerlendirmelere yer verilecektirArticle Sürekli İstihdamdan Geçici Atipik İstihdama ...: Mesleki Lı Geçici İş İlişkisi(DİSK Birleşik Metal-İş, 2017) Güzel, Ali; Heper, Handeİş hukukunun işçinin korunması amacına; klasik iş hukuku modelini tanımlayan “tek işveren”, “tek işyeri” ve “belirsiz süreli iş sözleşmesiyle sürekli istihdam” gibi kavramlara yabancı olan meslek amaçlı geçici iş ilişkisi, Türk İş Hukukunda 6.5.2016 tarihli ve 6715 sayılı Kanun ile yasal hale gelmiştir. Bu çalışmada mevzuatımızdaki düzenleme, ILO, AB düzenlemeleri ile Fransız ve Alman hukuklarıyla karşılaştırılarak incelenecektir.Article Hakem Kararlarının İcrası ve İptal Davası(Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2014) Süral, Bahar Ceyda[Abstract Not Available]Article Kişisel Verilerin İşlenmesinde Adli ve Önleyici Amaçla Öngörülen İstisnaların Ulusal ve Uluslararası Hukuka Göre Değerlendirilmesi(Kadir Has Üniversitesi, 2019) Kızılırmak, BaranÇalışmada kişisel verilerin işlenmesine ilişkin güvence, sınırlama, ilke ve hakların; adli ve önleyici amaçlı faaliyetler bakımından nasıl daraltıldığı (istisna tutulduğu) incelenmektedir. Adli ve önleyici amaçla veri işlemede de sayılan güvence, sınırlama ilke ve hakların bir kısmı geçerlidir. Fakat bunlar özel hukuk ilişkilerinde olduğu kadar geniş boyutta sağlanmamaktadır. Uluslararası ve uluslarüstü mevzuattaki genel eğilim, adli ve önleyici amaçlı faaliyetlerin, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin kuralların bir kısmından istisna tutulması; ulusal güvenlik amacıyla gerçekleştirilen istihbari faaliyetlerin ise tamamen istisna tutulması yönündedir. Ancak ikincisine ilişkin tartışmalar sürmektedir. Çalışmada, Türk hukuku ve literatüründeki eksiklik de gözetilerek hem 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hem de konuya ilişkin önemli bazı uluslararası ve uluslarüstü hukuk metinleri incelenmiştir. Bunların adli ve önleyici amaçla kişisel veri işlemede istisnaların öngörülmesine ilişkin yaklaşımı değerlendirilmiştir. Bu güvence, sınırlama, ilke ve hakların her biri ayrı birer çalışma konusudur; bu çalışmada ana hatlarıyla üzerinde durulmakla yetinilmiş olup, konu çalışmanın kapsamını daha fazla genişletmemek amacıyla karşılaştırmalı hukuk disiplini altında incelenmemiştirArticle KİŞİSEL YAŞAMI KAPSAMINDA İŞÇİNİN, İŞVERENCE "ULAŞILABİLİR OLMAMA" HAKKI(İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2016) Çatalkaya Ugan, Deniz[Abstract Not Available]Article BİYOTIP HUKUKU BAĞLAMINDA İNSAN ONURU KAVRAMINA GÜNCEL BİR BAKIŞ VE İNSAN GELİŞTİRME UYGULAMALARI KARŞISINDA İNSAN ONURUNUN KORUNMASI(Yeditepe Üniversitesi adına Prof. Sultan Tahmazoğlu Üzeltürk, 2018) Bağçeci, Hamideİnsanın sırf insan olması nedeniyle onura sahip olduğu kabul edilse de insan onuru kavramı üzerinde her zaman geçerli olan ve herkesin uzlaşacağı kesin bir tanımın yapılması olanaklı değildir. Kesin bir tanımın yapılması, insan onuru kavramının belli bir anlayış ya da dünya görüşüne bağlı kalması tehlikesinin yanı sıra, yeni ihlal olasılıkları karşısında korumasızlığını da beraberinde getirebilecektir. Nitekim Alman Federal Anayasa Mahkemesi, insan onurunun mutlak bir kavram olmadığını ve daima somut olay ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu çalışmanın amacı da, biyotıp uygulamaları karşısında insan onuruna verdiğimiz anlamı güncellemektir. Zira bugün biyotıp uygulamalar kapsamında yer alan düzenlemelerin temelinde bireysel onurun korunmasından çok “kolektif,” yani “insanlık onuru”nun korunması bulunmakta; insanlık, insan kimliği, insan hayatı, gelecek nesiller gibi daha soyut kavramlar merkeze alınmaktadır. Klasik bireysel insan onuru anlayışından türeyen bu yaklaşım, insan geliştirme yöntemleri, klonlama ve genetik müdahaleler gibi bazı teknolojilerin, insan türünün varlığına karşı tehdit oluşturduğu tartışmalarından kaynaklanmıştır.Article Antik Yunan’da ve Modern Batı Toplumlarında Hukuk ve Bilim Eleştirel Bir Bakış(Kazancı Kitap Ticaret A.Ş., 2011) Çebi, Sezgin SeymenBu makalede antik Yunan toplumunda ve modern batı toplumlarında var olan Hukuk ve Bilim kavram ve fenomenleri Max Weber’in yorumcu sosyolojisine uygun bir biçimde ideal tipler olarak ele alınmış ve karşılaştırmalı bir bakışla incelenmiştir. Buna göre, antik Yunan’daki ‘Hukuk (Nomos)’ ve ‘Bilim-Doğa (Episteme-Physis)’ anlayışları Weberci anlamda sosyolojik ideal tipler olarak nitelendirilirken, modern zamanlardaki ‘Modern Pozitif Hukuk’ ile ‘Modern Bilim’ tarihsel ideal tipler olarak ele alınmıştır. Bu anlamda ‘Hukuk’ ve ‘Bilim’in iki ayrı toplum ve düşünce yapısındaki farklı görünümleri ve etkileşimleri gösterilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, modern batı toplumlarında Hukuk ve Bilim arasındaki ilişkinin değişen niteliğine vurgu yapılmış, modern zamanlarda özellikle ‘modern bilim’in sahip olduğu neden-sonuç ilişkilerine dayalı araçsal aklın nasıl ‘modern pozitif hukuk’u etkilediği hususu eleştirel bir bakış açısı ile gösterilmeye çalışılmıştır. Her iki toplumun özellikle ‘Doğa’ya bakışlarının ‘Hukuk’a bakışlarını da temelden etkilediği hususu bu makalenin en temel iddialarından birisidir.Article Avale İlişkin Güncel Yargıtaykararlarının Değerlendirilmesi(2018) Karamanlıoğlu, ArgunTeminatlar, alacaklılara güvence sağlayarak, kredi ihtiyacı içinde olanların krediye erişmelerini kolaylaş-tırmaktadır. Aval, kambiyo senetlerine özgü bir kişisel teminat türüdür. Uygulamada sıklıkla tercih edil-mese de aval ile ilgili azımsanmayacak sayıda uyuşmazlığın yargı kararlarına konu olduğu görülmektedir. Öte yandan, kefalette eşin iznini arayan TBK md. 603 hükmünün uygulama alanına avalin girip girmediği son dönemde doktrinde ve Yargıtay kararlarında en tartışmalı konulardan biri olmuştur. Bu makalede; özellikle, avalde eşin rızasına ilişkin Yargıtay kararları ile birlikte avale ilişkin yakın tarihli ve önemli bazı Yargıtay kararları değerlendirilmiştir.Article YAŞAMA HAKKI KAPSAMINDA YAŞAMIN BAŞLANGICI(Marmara Üniversitesi Yayınları, 2013) Tacir, Hamide BağçeciYaşama hakkı bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin başında gelmektedir. Öyle ki bu hakkın güvence altına alınmadığı sistemlerde diğer hakların tanınmasının ve güvence altına alınmasının bir anlamı olmayacaktır. Bu bağlamda, yaşama hakkının ne zaman başladığının tespit edilmesi de hukuksal bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışma temel olarak embriyo veya cenin yaşama hakkının öznesi midir sorusuna ulusal ve uluslararası belgeler ışığında cevap arayacaktır.Article Sosyal Hakların “maliyet”i: Avrupa Sosyal Şartı ve Türkiye(Kadir Has Üniversitesi, 2019) Atasayan, GözdeBu çalışmada insan hakları ailesinin “üvey evladı” olarak görülen sosyal haklar, “hak temelli” bir bakış açısı ile ele alınmaktadır. Medeni ve siyasi haklarla karşılaştırıldığında, bu haklara ve onları hayata geçirecek koruma mekanizmalarına daha az önem verildiği görülmektedir. Bunun temel sebebi de, sosyal hakların ilk kuşak haklar olarak kabul edilen medeni ve siyasi haklardan farklı olarak “pozitif” nitelikte ve “maliyetli” olduğu iddiasıdır. Buna bağlı olarak da, bu haklar gibi hukuken talep edilebilir ve icra edilebilir olmadıkları düşünülmektedir. Oysa, medeni ve siyasi haklar alanında, söz konusu hakkın yaşama geçirilmesinde devletin pozitif yükümlülükleri ön plana çıksa da ya da bütçeden kaynak aktarımını gerektirse de, bu hakların niteliği tartışma konusu edilmemektedir. İnsan haklarının bu şekilde bir ayrıştırmaya tabi tutulmasının sonucu, insan hakları kavramının içeriğinin boşaltılması, bulanıklaştırılması ve hakların etkin şekilde korunamamasıdır. İnsan hakları alanındaki sınıflandırmalar, kategoriler belli bir amaçla ve odakla yapılmış olsalar da, insan haklarının karşılıklı bağımlılığı ve bölünmez karakteri söz konusu yapay ayrımların sınırlarını zorlamakta, onları geçersiz kılmaktadır. Çalışmada, bu bakış açısı ile, sosyal hakların anayasası olan Avrupa Sosyal Şartı ve Türkiye bağlamında, yargısal ve yarı yargısal mekanizmaların insan haklarının bütünselliği ilkesi çerçevesindeki tutumu değerlendirilmektedir.Article Anonim Ortaklık Genel Kurul Toplantılarında Uygulanan Yetersayılar ve Bazı Değerlendirmeler(2017) Biçer, Levent; Hamamcıoğlu, EsraAnonim ortaklıklarda genel kurul, paysahipleri veya temsilcilerinin katılımı ile yılda en az bir defa ve gerektiğinde toplanan zorunlu bir organdır. Ortaklığın birçok konudaki kararları genel kurulda alınır. Genel kurulda alınan kararlar, toplantıya katılsın katılmasın tüm ortakları, yönetim kurulunu, diğer yöneticileri ve ortaklığı bağlar. Bu çalışmada anonim ortaklık ge- nel kurul toplantılarında uygulanan yetersayılar, yetersayıların anasözleşme ile değiştirilmesi, anasözleşme ile arttırılan yetersayıların hangi yetersayılarla değiştirilebileceği, oy hakkının donması ve oy hakkından yoksunluk hallerinin yetersayılara etkisi ile yetersayılara aykırılığın sonuçları incelenmeye çalışılmıştır.Article Ahlak ve Hukuk Arasında Sıkışan Kürtaj(2016) Kansu Karadağ, AkasyaGünümüz toplumlarında sadece genel olarak kabul görmesi nedeniyle ahlak kurallarının hukuk olarak dayatılması yaygın bir görüştür. Kürtajın ahlaki bakış açısından değerlendirilmesi kadının toplumda anne olarak kodlanması sorunsalıyla başlar. Bunun yanı sıra cenin toplumsal ahlak kuralları çerçevesinde çocuk olarak tanımlanır. Kadının bir birey olarak görülmediği bir toplumda kadının bedenine ilişkin kararı tanınmaz hale gelir. Bu durumda kürtaj, toplumda anne olarak görülen kadın ile çocuk olarak görülen ceninin haklarının yarışması kıskacında kalır. Kürtaj hakkının bir hak olarak görülmemesi karşısında hukukun konumu bu makalede incelenecek ana araştırma konusudur.Article Evlilik Dışında Velayetin Birlikte Kullanılması(2018) Uzun Kazmacı, ÖzgeTürk Hukukunda son yıllarda, evlilik birliği dışında, özellikle boşanmadan sonra, birlikte velayet öğreti-de çokça tartışılmaktadır. Birçok ülke hukukunda bu konuda düzenlemeler yapılmış olması ve özellikle uluslararası anlaşmalarda çocuklar ile ilgili hak ve sorumluluklarda anne babanın eşitliğine ilişkin hü-kümler yer alması, bu tartışmanın kaynağını oluşturmaktadır. İç hukuk kuralı haline gelen uluslararası sözleşme hükümleri çerçevesinde, Türk Hukukunda boşanmadan sonra birlikte velayete hükmedilebi-leceği uygulamada da savunulmakta ve bu yönde kararlar da çıkmaktadır. Bununla birlikte bu konuda bir kanun değişikliği yapılarak birlikte velayetin esasları ve sonuçları ile birlikte düzenlenmesi ihtiyacı devam etmektedir.Article RESMİ YARGI VE TAHKİMİN AYRI AYRI VE BİRLİKTE YETKİLENDİRİLDİĞİ TAHKİM ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİĞİ(Beta Basım Yayım Dağıtım AŞ, 2016) Özçelik, Nesli ŞenHem tahkim yargılamasının, hem de resmi yargının yetkilendirildiği tahkim sözleşmeleri ile uygulamada sıklıkla karşılaşılmakta ve bu sözleşmelerin geçerliliği sorunu gündeme gelmektedir. Bir taraftan, tespit edilecek hukuka göre sözleşmenin geçersiz addedilmesi uyuşmazlığın istenmeyen mercilerce çözümlenmesi sonucunu doğurabileceği gibi, diğer taraftan, birden fazla merciin kendini yetkili tayin edebileceği şekilde kaleme alınan tahkim anlaşmaları paralel yargılamalara, hatta birden çok ve çelişen kararların verilmesine yol açabilecek ve her bir durumda olumsuz etkilenen uyuşmazlık çözüm süreci olacaktır. Bu kapsamda çalışmamızda öncelikle tahkim anlaşmasına uygulanacak hukukun ne şekilde belirleneceği sorunu tartışılacak, daha sonra ise tahkim ve resmi yargının birlikte veya ayrı ayrı yetkilendirildiği tahkim anlaşmalarının geçerliliği sorunu özellikle Türk hukuku bağlamında örnekler üzerinden incelenerek değerlendirmelerde bulunulacaktır.Article BİYOTIP SÖZLEŞMESİ HÜKÜMLERİNİN İÇ HUKUKTAKİ DÜZENLEMELERE ETKİSİ(Legal Yayıncılık Anonim Şirketi, 2018) Söğüt, İpek SevdaOrtak bir biyoetiğin oluşumunda insan hakları çerçevesinde ve özellikle insan onuruyla bağlantılı bir hat oluşturan Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi, biyoetik meselelerini insan hakları çerçevesine oturtan ilk bağlayıcı insan hakları belgesidir. Bu çalışmada; Biyotıp Sözleşmesinin iç hukuktaki düzenlemelere etkisi ele alınırken, Sözleşmenin 6. maddesi (Muvafakat Verme Yeteneği Olmayan Kişilerin Korunması) bağlamında, genel önleyici aşı zorunluluğuna dair yasal düzenleme bulunmaması sorunu; Sözleşmenin 9. maddesi (Önceden Açıklanmış İstek) bağlamında, hastanın tıbbi yaşam iradesini ortaya koyabileceği hukuki vasıtalara ilişkin yasal düzenleme bulunmaması sorunu; Sözleşmenin 18. maddesi (Tüpte (in vitro) Embriyonlar Üzerinde Araştırma) bağlamında embriyonik kök hücre çalışmalarındaki yasal belirsizlik sorunu ve son olarak, Sözleşmenin 21.maddesi (Ticari Kazanç Yasağı) bağlamında hekim-hasta ilişkisinin tüketici hukuku kurallarına tabi tutulması sorunu üzerinde genel bir değerlendirme yapılmıştır.Other A General Outlook on the Issue of Trade Restrictions in Roman Law(Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2019) Söğüt, İpek SevdaThe legal sources of Roman law, mainly face trade restrictions in the context of the relationship between patron and freedman (libertus). It is no coincidence that, the issue arose in that particular context. Before slaves were set free, they would often acquire special knowledge and skills from working in the masters’ businesses. If a slave was set free to administer, the estate of his former master as procurator (a representative in terms of a general power of attorney), his livelihood was secured. In other cases, he had to establish his own occupation to survive after his manumission. His obvious choice would have been the occupation he had learned under his former master and present patron. For example, the freedman of a medical doctor could become a doctor himself and the freedman of a slave-dealer did not begin agitate for the abolition of slavery, but became a slave-dealer himself.
