Paça Cengiz, Esin

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Paça Cengiz, Esin
Paca Cengiz,Esin
Esin PAÇA CENGIZ
PAÇA CENGIZ, ESIN
PAÇA CENGIZ, Esin
E. Paça Cengiz
Paça Cengiz,E.
Paca Cengiz,E.
P., Esin
Paça Cengiz, ESIN
Paça Cengiz, E.
Esin Paça Cengiz
Paca Cengiz, Esin
Esin, Paca Cengiz
CENGİZ E.
P.,Esin
ESIN PAÇA CENGIZ
Paça Cengiz E.
Cengiz, Esi̇n Paça
Cengiz, Esin Paça
Cengiz, Esin Paca
Cengiz, Esin Paca
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Radio, Television and Cinema
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

2

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
Documents

5

Citations

11

Scholarly Output

17

Articles

6

Views / Downloads

217/3848

Supervised MSc Theses

10

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

11

Scopus Citation Count

14

WoS h-index

2

Scopus h-index

2

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.65

Scopus Citations per Publication

0.82

Open Access Source

10

Supervised Theses

10

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Rethinking History2
Cinema Journal1
Studies in Documentary Film1
YEDİ: SANAT, TASARIM VE BİLİM DERGİSİ1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 17
  • Master Thesis
    Steriotipleri Altüst Etmek: Ramy'de Dini ve Toplumsal Cinsiyet Kimlikleri
    (2025) Şahin, Serim; Cengiz, Esin Paça
    Kimlik, sosyal ve kültürel bağlamlarda, insanların kendilerini nasıl tanımladıklarını ve toplumun onları nasıl gördüğünü içeren akışkan bir süreçtir. Medya, sosyal gerçekliği yansıtmanın ötesinde, kimlikleri aktif bir şekilde şekillendirdiği ve inşa ettiği için bu süreçte önemli bir role sahiptir. Batı medyası, genellikle kültürel hegemonya ve ideolojik stratejilerini sürdürmek amacıyla, Müslüman kimliklerini Oryantalist ve Avrupa-merkezci bir bakış açısına dayanan belirli stereotiplerle tasvir etmiştir. Bu tez, Ramy dizisinin Hollywood medyasındaki Müslüman kimliklerin tasvirini eleştiren ve Oryantalist ve Avrupa-merkezci anlatıya alternatif bir temsil sunan dikkat çekici bir örnek olduğunu savunmaktadır. Bu tezde, Ramy dizisinde dini ve cinsiyet kimliklerinin nasıl temsil edildiğini, Üçüncü Dünya Sineması, postkolonyal teori ve feminist film çalışmaları kapsamında bu kavramlar üzerine yapılan tartışmalardan yararlanarak inceliyorum. Dizinin, Müslüman kimliklerine dair temel klişelere meydan okuduğunu ve çok daha incelikli tasvirleri ekrana taşıdığını iddia ediyorum. Ramy, kimlik temsili meselesini -genellikle Üçüncü Dünya sinemasıyla sınırlı kalan ve bu alanda eleştirel bir şekilde incelenen bu konuyu- dijital platformlar aracılığıyla popüler alana taşımaktadır. Bunu yaparak, ana akım medyada temsil, kimlik, Müslüman kimlikleri ve Müslüman kadınların kimlikleri gibi kavramların sorgulaması ve tartışılması için bir alan yaratmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Pushing the Boundaries of the Historical Documentary: Su Friedrich's 1984 the Ties That Bind
    (Routledge Journals Taylor & Francis Ltd, 2012) Spence, Louise; Cengiz, Esin Paça
    This article argues that Su Friedrich's 1984 film The Ties That Bind employs what were at the time atypical forms and techniques to push the limits of the traditional historical documentary. Its aesthetic experimentation helps to redefine the idea of historical representation in film and does so mainly by treating evidence as both partial (in both senses of the word) and contingent offering a radical challenge to normative history and destabilizing the notion of history as authority. Unlike conventional documentaries the film marks its own limitations: its inability to provide stable answers or eternal certainties. Questioning her mother's spoken memories and commenting on them Friedrich forces a rupture in the 'evidence' of history and establishes a place in which to 'speak' herself. By including the past that her mother is talking about on the sound track as well as the present on the image track (such as images of her mother's life in the early 1980s images of intertitles etched into the film emulsion revealing the questions Friedrich asked her mother and her reactions to the things her mother said as well as images of the filmmaker's visits to historical sites) Friedrich brings the present into the past and demonstrates how history is to quote Walter Benjamin 'time filled with the presence of the now'.
  • Master Thesis
    Cin Eksenli Dabbe Filmlerindeki Canavar Goruntusunun İnsan-canavarlari Gizleyen Yapisi
    (Kadir Has Üniversitesi, 2016) İnceoglu, Fatma Dilsad; Paça Cengiz, Esin
    Bu çalışma, şeytani bir güç tarafından ele geçirilen kadınların hikâyelerini anlatan Dabbe: Bir Cin Vakası (Hasan Karacadağ, 2012), Dabbe: Cin Çarpması (Hasan Karacadağ, 2013) ve Dabbe: Zehr-i Cin (Hasan Karacadağ, 2014) filmlerine odaklanmaktadır. Filmlerde kötülüklerin insandan kaynaklanması ve cinlerin insanların araçları olarak kullanılması hakim bir tema olarak ortaya çıkar. Filmlerde doğal olmayan canavarların yanı sıra, cinleri kullanarak kötülük yapan insan-canavarlar mevcuttur. Filmlerdeki cinlenmiş kişiler, evlerine girip çıkan, yakınlık duydukları başka insanların yaptığı çeşitli büyüler aracılığıyla cinlenir. Tezin odağındaki filmler görsel aşırılık kavramı üzerinden analiz edilmektedir. Filmler, canavarın bakış açısınıdan sunulmakta ve canavarın bakış açısından sunulan sahnelerde, kadrajda da cinlenmiş beden sürekli gösterilmektedir. Bu durum ise görsel aşırılık olarak ifade edilmektedir. Fikri desteklemek adına görsel aşırılık, korku filmlerindeki olay örgüsü yapısı ve anlatım araçlarının kullanımı üzerinden tartışılmaktadır. Analiz süresince filmlerden seçilen belli başlı sahneler, canavarın sunum biçimindeki aşırılığı göstermek amacıyla incelenmektedir. Bu tez, Bir Cin Vakası, Cin Çarpması ve Zehr-i Cin filmlerinin cinlenme görüntülerini merkeze alan bir yapı izlediğini ve bu görüntülerin sıklığı ve fazlalığı ile insan-canavarların görünmez kılındığını iddia etmektedir.
  • Master Thesis
    Yeşilçam'da Kural Dışı Bir Yıldız: Sadri Alışık
    (Kadir Has Üniversitesi, 2020) Diler, Özden Sevgi; Cengiz, Esin Paça
    In this thesis, Sadri Alışık's film career, which lasted from 1944 to 1994, was examined. Sadri Alışık is an exceptional star in Yesilcam cinema's star system. In Yesilcam cinema, which is directed by commercial concerns, based on formulas and templates, and in which commercially successful films repeated constantly, the stars have also had to repeat themselves and could not go beyond certain role patterns. Sadri Alışık differs from the stars of the time in that he does not play categorical roles and can play different characters in different genres. It is necessary for stars to provide the audience with certain features that will not change from film to film, in order to ensure the commercial success of the films. Unlike other Yesilcam stars, Sadri Alışık does not promise a certain character type or film genre to the audience. Instead, a number of personality traits that emerge in all of the different characters he portrays and the unique performance style of Alışık appear as invariant elements of his star identity.
  • Master Thesis
    Çağdaş Belgeselde Sesli-görüntülü Arşivler Aracılığıyla Tarihin Yeniden İnşası: Aşk, Mark ve Ölüm'de Göçün Postmodern Tarihi
    (2024) Gülsezer, Ayşe; Cengiz, Esin Paça
    Bu tezde çağdaş belgeselin arşivler araçlığıyla postmodern tarih anlatıları inşa etme kapasitesini Aşk, Mark ve Ölüm (Kaya 2022) örneğinde inceleyeceğim. Rosenstone (1995), tarih filmlerinin geçmişi yansıtma bağlamında tarih yazımıyla eşit konumda olduğunu vurgularken, postmodern tarih anlatılarının ise yalnızca deneysel filmlerle ortaya konabileceğini iddia eder. Ancak Rosenstone 'un bu yaklaşımı yalnızca avangart filmlere tarihsel bir değer atfetmesi nedeniyle birtakım sınırlamaları beraberinde getirmektedir. Bu tez öncelikle geçtiğimiz yüzyıla ait tarihsel ve estetik perspektifin kısıtladığı çağdaş anlayışı genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, çağdaş belgesin tarih yazımına bir alternatif olmaktan ziyade özgün tarihsel anlatılar inşa edebileceğini ve popüler yapımların da deneysel çalışmalar kadar postmodern anlatılar ortaya koyabileceğini savunmaktayım. Çağdaş belgeseli, kanıt niteliğinde materyallerin birbiriyle etkileşimi üzerinden düşünmekle birlikte, Aşk, Mark ve Ölüm'ü konvansiyonel kodları kullanan bir çağdaş belgesel olarak tanımlamaktayım. Arşiv materyallerini yaratıcı şekilde kullanarak göçün postmodern bir tarihsel anlatısını ortaya koyan film, kurgu-montaj ve ses tasarımı aracılığıyla söz konusu arşivlere bir faillik yüklemektedir. Bu bağlamda, filmde arşiv malzemelerinin yan yana getirilme biçimi, arşiv hafızanın birbiriyle etkileşiminin de dahil olduğu bir diyalog olarak değerlendirilmektedir. Filmin biçimsel yapısı analiz edildiğinde, bu diyalogu kurmak için belgesel konvansiyonlarının tersine çevrilerek ya da yaratıcı tekniklerin içinde eritilerek kırıldığı görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Arşiv, Belgesel, Tarih, Tarih yazımı, Hafıza, Postmodernizm
  • Article
    Citation - WoS: 6
    Citation - Scopus: 7
    Cinema Has Split the Girl's Soul Into Pieces: Scrutinizing Representations of Women in Films From Turkey
    (University of Southern California, 2020) Cengiz, Esi̇n Paça
    The 1980s in Turkey were marked by the emergence of new cinematic forms, including films dealing with issues regarding female subjectivity. This article argues that within the scope of an extensive body of films produced about women in the 1980s, Her Name Is Vasfiye, Aaahh Belinda!, How to Save Asiye, Ten Women, and My Dreams, My Love and You opened up a significant space for discussions about ideological constructions concerning images of women in cinema. By deploying reflexive and fragmented structures, laying bare the ideological operations of voice-over and dubbing, and deploying the screen personas Türkan Şoray and Müjde Ar as cinematic tools, these films offer up a critique of representations of women onscreen, including the trend of “women's films.”
  • Master Thesis
    Film as a Tool To Rewrite History: New Political Cinema in Turkey
    (Kadir Has Üniversitesi, 2010) Paça Cengiz, Esin; Spence, Louise
    In order to "construct" a national narrative, unsettling moments of Turkish history have been disavowed by the official discourse in Turkey. As a consequence, uneasy and therefore repressed knowledge of the past, which has not been appropriated as a part of the official discourse on national history, is finding its existence in cinematic representations. Along with the mainstream films in which the official discourses on history resonate, the growing interest in representing the past in cinema in Turkey has also resulted in the emergence of a new political cinema. This thesis argues that, unlike mainstream historical films which employ conventional narration strategies and propose that they are reinstalling the missing pieces in the national historical narrative, new political cinema in Turkey adopts an experimental form and remarks that history remains elusive and incomplete. By examining two recent films of the new political cinema in Turkey, Sonbahar / Autumn ( Özcan Alper, 2008) and Bulutları Beklerken / Waiting for the Clouds(Yeşim Ustaoğlu, 2004) this thesis suggests that new political films attempt to revise history and its narration by using cinematic means in an unprecedented way. And they incite their viewers to reflect on historical thinking and their relationship with it.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Two Balloons Can Fly a Minaret: Parody and Fabricated Reality as Integral Qualities of Mock-Documentary in aya Seyahat
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2025) Tuzun, Defne; Akcali, Elif; Cengiz, Esin Paca; Behlil, Melis
    This paper takes a close look at the critically acclaimed artist and filmmaker Kutlu & gbreve; Ataman's mockumentary Aya Seyahat (Journey to the Moon, 2009). We discuss the potentials and possibilities that the mockumentary mode brings to the film in detail, and address this mode as an aesthetic and critical manner that Ataman employs in his artistic practice. Through this discussion, we evaluate the ways in which the film is informed by and can be interpreted as a parodic observation of recurrent patterns in Turkish politics and representations of the national pasts. We argue that it exemplifies and endorses mockumentary's politically reflexive capacity to rethink history and the process of historiography in which historical truths are constructed. Mockumentary mode offers layers of meanings, exceeding the obvious narrative of historical parody, and invites the viewers to notice and problematize conventional narrational and stylistic methods of documenting a historical event. Thus, the film provides a criticism and comparison of the public opinion towards politics within two distinct periods in Turkey's history, namely the 1950s and the 2000s. It also opens up a space for a critical engagement with Turkey's troubled pasts and their construction as historical narratives in both cinematic and other representations.
  • Master Thesis
    Deneme Filmde Feminist Bir Tarihçilik Örneği Olarak Correspondencia
    (2024) Okumuş, Cemre; Cengiz, Esin Paça
    Bu tez, Correspondencia'nın -burada feminist deneme film yapımı olarak adlandırılan- film yapım şeklinin feminist bir tarih yazımı ile içerik, biçim, epistemoloji ve metodolojisi açısından kesiştiğini öne sürmektedir. Deneme film, eleştirel olarak ele alınan alternatif bir form olarak görülse de kavramsallaştırılması ve tarihselleştirilmesi baskın olarak Batı merkezli olmuş ve 'düşünen sinema' ve 'düşünce olarak sinema' gibi kavramlarla tanımlanmıştır. Batılı modern görme biçimiyle uyumlu, 'düşünme' merkezli bu kavramsallaştırmalar öznenin özü olarak aklı vurgular. Tam da bu, Batılı erkek-merkezci dünya görüşünün temelini oluşturur. Feminist bir deneme film olarak Correspondencia ise, izleyiciyi hem entelektüel hem de duygulanımsal bir soruşturmaya dahil ederek düşünme ve hissetme arasındaki ikiliğe meydan okur. Bu çalışma filmin yapısı(zlığı)nı, parçalanmış anlatıcılarını, duygulanımsal anlatımlarını ve dokunsal imgelerini analiz ederek; onu feminist deneme filmciliğin bir örneği olarak konumlandırır. Filmin yakın okuması feminist deneme filmciliğin kendini nasıl farklılaştırdığını; feminist tarihler ve politik olasılıklar için radikal bir araç haline geldiğini araştırır. İki genç kadın, sinemacının sinematik mektuplaşmalarından oluşan Correspondencia'yı deneme filmde feminist bir tarihçilik örneği olarak inceler; filmin yönetmenleri Carla Simón ile Dominga Sotomayor'u feminist tarihçiler olarak konumlandırır: Film biri Katalonya'dan diğeri Şili'den iki genç kadının sinemayla, gündelikle, ailelerindeki kadınlarla kurdukları ilişkileri konu alırken ülkelerinin çatışmalı geçmişi, bugünü ve geleceğiyle kurdukları bağları araştırır. Kişisel ve toplumsal/politik arasındaki ayrımları bulanıklaştırarak geleneksel sınırlara meydan okur. Filmde kullanılan kişisel arşiv görüntülerinin yanı sıra filmin kendisi de belirli bir zamanın ve politik anın, tarih sahnesinin dışarıda bıraktığı bir yerden belgesi haline gelir. Film bunu yaparken doğrusal, eksiksiz bir anlatıdan kurmaktan kaçınır; bunun yerine parçalanmış bir yapı(sızlık) tercih eder. Radikal açıklığı ve tamamlanmamışlığı benimseyen feminist tarih yazımıyla içeriğinin ötesinde, biçimsel olarak da kesişmektedir.