Kelsen ve Spinoza
Loading...

Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
There is almost no lawyer nor philosopher focusing on the intellectual engagement of Kelsen-Spinoza in legal theory. Even though Antonio Negri and Norberto Bobbio asserted that studying this engagement would have quite productive results, they remained content with this. However, referring to Spinoza’s immanentism in his book The Essence and Value of Democracy, Hans Kelsen showed that his thoughts on democracy were also compatible with the philosopher’s pantheist thinking, and therefore, interpreting him as a Neo-Kantian would lead to misconceptions. In this context, the article offers a connection between Kelsen’s structuralism and naturalism, which determine the Pure Theory of Law, and Spinoza’s immanentism, within an intellectual line extending from Epicurus and Lucretius to Saussure’s linguistic studies, and the Vienna School. Thus, the article aims to explain how the legal theorist remains far distant from the legal cliches attributed to him on issues such as democracy, state, law, contract, sovereignty, representation, the question of migration, the rejection of subject and its free will, and autonomy...
Hukuk kuramında Kelsen-Spinoza düşünsel bağı üzerinde duran hukukçu ve felsefeci hemen hemen yoktur. Antonio Negri ve Norberto Bobbio bu bağ üstüne çalışmanın çok verimli sonuçlar vereceğini söylemiş olsalar da bu kadarıyla yetinmişlerdir. Oysa Demokrasi. Doğası ve Değeri başlıklı kitabında Spinoza’nın içkinci sistemine gönderme yapan Kelsen, demokrasi üstüne düşündüklerinin filozofun panteist düşüncesine de uygun olduğunu, bu nedenle de bir Neo-Kantçı olarak yorumlanmasının yanılgılara yol açacağını göstermiştir. Çalışma bu doğrultuda, Epikuros ve Lucretius’tan Saussure’ün dilbilimsel çalışmalarına ve Viyana Okulu’na uzanan düşünsel bir hat üzerinde, Kelsen’in Hukukun Saf Kuramı’nı belirleyen yapısalcılığı ve natüralizmi ile Spinoza’nın içkinciliği arasında bağ kuracaktır. Böylece, demokrasi, devlet, hukuk, sözleşme, egemenlik, temsil, göç sorunu, özne ve özgür irade reddi, özerklik... gibi konularda hukuk kuramcısının kendisine atfedilen hukuki ezberlere ne denli uzak kaldığı anlatılacaktır.
Hukuk kuramında Kelsen-Spinoza düşünsel bağı üzerinde duran hukukçu ve felsefeci hemen hemen yoktur. Antonio Negri ve Norberto Bobbio bu bağ üstüne çalışmanın çok verimli sonuçlar vereceğini söylemiş olsalar da bu kadarıyla yetinmişlerdir. Oysa Demokrasi. Doğası ve Değeri başlıklı kitabında Spinoza’nın içkinci sistemine gönderme yapan Kelsen, demokrasi üstüne düşündüklerinin filozofun panteist düşüncesine de uygun olduğunu, bu nedenle de bir Neo-Kantçı olarak yorumlanmasının yanılgılara yol açacağını göstermiştir. Çalışma bu doğrultuda, Epikuros ve Lucretius’tan Saussure’ün dilbilimsel çalışmalarına ve Viyana Okulu’na uzanan düşünsel bir hat üzerinde, Kelsen’in Hukukun Saf Kuramı’nı belirleyen yapısalcılığı ve natüralizmi ile Spinoza’nın içkinciliği arasında bağ kuracaktır. Böylece, demokrasi, devlet, hukuk, sözleşme, egemenlik, temsil, göç sorunu, özne ve özgür irade reddi, özerklik... gibi konularda hukuk kuramcısının kendisine atfedilen hukuki ezberlere ne denli uzak kaldığı anlatılacaktır.
Description
ORCID
Keywords
Hukuk, Felsefe
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Volume
12
Issue
1
Start Page
539
End Page
560
Collections
Page Views
1
checked on Apr 02, 2026
