KHAS GCRIS Premium Database
The scientific memory of Kadir Has University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications
10 Metrelik Bir Çubuk-Düzlem Hava Boşluğunda Yavaş Ön Darbe Voltajının Pozitif Akış Lideri Gelişimi Üzerindeki Etkisi
Master Thesis
311
Most Downloaded Publications
Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna Romanında Romantik Aşk Anlayışı ve Oyun Yazımı için Eleştirel Olanaklar
Master Thesis
2910
Tasarımların Hükümsüzlüğü
Master Thesis
2317
Rekabet Hukuku Açısından Rekabet Yasakları
Master Thesis
1800
Recent Submitted Publications
Kentsel Alanlarda Yeniden Vahşileştirme Stratejilerine Çok Boyutlu Yaklaşım
(2025) Güneş, Gülşah; Dur, Ali
Bu tez çalışması, doğa ile yeniden bağ kurma fikrine dayanan 'yeniden yabanileşme' kavramını kentsel bağlamda ele alarak, bu yaklaşımın kent içindeki dönüşümünü ve dönüştürücü potansiyelini farklı kentlerde uygulanan yeniden yabanileşme pratikleri üzerinden incelemektedir. Yeniden yabanileşme son yıllarda hızla artan kentsel yayılım ve biyoçeşitlilik kaybı karşısında kırsal doğa koruma alanlarından kentlere taşınmıştır. Bu süreçte yeni stratejiler, araçlar ve pratikler üretmeye başlamıştır. Bu çalışma, bu geçişin kesişim noktasında konumlanarak, kentte yeniden yabanileşme olanaklarını tartışmayı ve bunları çeşitlendirecek bir çerçeve çizmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, farklı coğrafyalardan seçilen yirmi kentsel yeniden yabanileşme vakası incelenmiştir. Bu vakalar, kamu kurumlarının yürüttüğü stratejik planlamalardan mahalle ölçeğinde topluluk temelli mikro müdahalelere kadar çeşitlilikleriyle ele alınmıştır. Vaka anlatıları, kentsel yeniden yabanileşmenin süreç katmanlarını oluşturan üç boyut üzerine kuruludur: ekolojik, mekânsal bağlam ve aktörler boyutu. Boyutlar, her vakayı sistematik biçimde çözümleyebilmek için bir okuma şablonu işlevi görmüştür. Bu çoklu okuma, fiziksel müdahale yöntemleri kadar karar alma mekanizmalarını, toplumsal katılım biçimlerini ve stratejik motivasyonlarını tablolar ve diyagramlar aracılığıyla görünür kılmaktadır. Tez, bu bulgular üzerinden kentsel yeniden yabanileşmenin sınırlarını ve asgari koşullarını tartışmaya açmakta ve kentlerin ekolojik ve toplumsal dönüşümünde yeniden yabanileşmenin nasıl bir rol üstlenebileceğine dair kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. İncelenen vakalarla ortaya konulan strateji seti, kamusal alanların yeniden düşünülmesinden yerel türlerle ilişkilerin güçlendirilmesine, topluluk katılımının artırılmasından çok aktörlü karar alma modellerinin geliştirilmesine uzanan bir dönüşüm perspektifi sunmaktadır.
Otonom Parsel Teslimat Makinelerinin Kabulünü Anlamak: Birleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı ile Yeniliğin Yayılımı Teorilerinin Genişletilmesi
(2025) Kılıç, Zafer; Çallı, Meltem Kıygı
Bu tez, Türkiye'de Otonom Parsel Teslimat Makineleri'nin tüketiciler tarafından kabulünü ve kullanımını etkileyen faktörleri incelemekte ve çoklu kuramsal çerçeveleri birleştiren genişletilmiş bir kavramsal model geliştirmektedir. UTAUT2 ve Yeniliğin Yayılımı Teorisi (DOI) gibi önceki modeller teknoloji benimseme araştırmaları için temel oluşturmuş olsa da, bu modeller kendin-yap tipi lojistik teknolojilerine özgü bağlamsal ve davranışsal dinamikleri yakalamakta yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, Risk Teorisi, Tüketici Ortak Üretim Teorisi, Kaynak Eşleme Teorisi ve Çevresel Kaygı gibi ek yapıları entegre ederek bu modelleri genişletmektedir. Araştırmada, odak grup görüşmeleri ve tematik analiz ile başlayan, ardından geniş ölçekli nicel bir anket ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) ile devam eden karma yöntem yaklaşımı kullanılmaktadır. Sonuçlar, davranışsal niyetin tüm yapılar ile gerçek kullanım arasında tam bir aracı değişken olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, genişletilmiş modelin geçerliliğini kanıtlamakta ve son kilometre teslimat inovasyonları konusunda hem kuramsal hem de pratik açılardan önemli içgörüler sunmaktadır. Lojistik firmaları ve politika yapıcılar için sistemin karmaşıklığını azaltma, görünürlüğünü artırma, çevresel değerleri göz önüne alma ve kolay ulaşılabilir konumlar sağlama gibi kullanıcı kabulünü artırmaya yönelik öneriler sunulmaktadır. Bu çalışma, teknolojik benimseme literatürüne, tüketici davranışını daha kapsamlı açıklayan entegre bir çerçeve sunarak katkıda bulunmaktadır ve otonom lojistik hizmetlerin yükselen dünyasında değerli bilgiler sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Teslimat Yöntemi, Otonom Parsel Teslimat Makinesi, Teknoloji Kabulü, UTAUT2, DOI, Davranışsal Niyet, Kullanım Davranışı, Karma Yöntem, Yapısal Eşitlik Modeli
Benetton'un Deneyime Dayalı Tasarım Ortamı Fabrica ve Tasarım Eğitim Modelleri Üzerindeki Dönüştürücü Etkileri
(2025) Kara, Meriç; Coşkun, Ayşe E.
Günümüz tasarım eğitimi, mevcut taleplerin gerisinde kalmak ve çeşitli faktörler nedeniyle standartlaşmasıyla eleştirilmektedir; gerçek dünya ihtiyaçlarından kopuk olduğu, hızla değişen tasarım alanlarına yeterince odaklanmadığı, somut çıktılara fazla yoğunlaştığı ve mezunları kariyerlerine hazırlıksız bıraktığı öne sürülmektedir. Tasarım eğitminde erken dönemdeki standartlaşmalar mesleğin gelişimini desteklemişken, bugün, eleştirel düşünme, yaratıcılık, çeşitlilik ve keşfetme yetilerini sınırlama riski taşımaktadır. Bazı akademisyenler, öğrencileri farklı disiplinlerde teknik ve sosyal becerilerle donatmak, kendi gelişimlerini desteklemek ve yeni bir tasarımcı kuşağı yetiştirmek için reform çağrısında bulunmaktadırlar (örn. Norman, Yang ve ark.). Bu bağlamda çalışma, İtalya'da Benetton ve Oliviero Toscani tarafından kurulmuş Fabrica'yı (1994–2024), bir gayri resmi deneyimsel öğrenme platformu örneği olarak tekil vaka çalışmasıyla inceler. Fabrica'nın yapısı, metodolojisi, öğrenim içerikleri ve bunların öğrenim deneyimlerine ve kariyerlerine etkileri araştırılmaktadır. Çalışma, bir marka girişiminin katılımcılara sağladığı küresel ve disiplinlerarası genç yaratıcı topluluğu, kültür, zaman, özgür yaratıcı alan ve mentörlük deneyiminden elde edilen içgörüler sunmaktadır. Bir yıllık burslu programın, okuldan ziyade profesyonel deneyime yakın olduğunu görülmektedir. Program, disiplinlerarası üretimler, araştırarak, deneyerek ve 'yaparak öğrenme' gibi eğitim değerleri taşırken, topluluk ilişkileriyle birlikte mesleki ve kişisel gelişimi ve kariyerleri desteklemektedir. Araştırmacının, katılımcı olarak 2003–2005 yılları arasındaki deneyimi, ön bilgi ve topluluğa doğrudan erişimini sağlar. Çalışma oto-etnografik olup, ortak görüşlerle desteklenmektedir. Karma yöntem kullanan araştırma, akademik literatür, çevrimiçi kaynaklar, anket verileri ve CEO görüşmelerine dayanmaktadır. Çalışma, güncel tasarım eğitimi ve tasarım odaklı marka girişimleri için içgörüler sağlamayı amaçlar.
Kuantum Noktalarına Dayalı Enerji Verimli Elektronik Cihazlar için Nano Ölçekli Aritmetik ve Mantık Birimi Tasarımı
(2025) Zohaib, Muhammad; Navimipour, Nima Jafari; Aydemir, Mehmet Timur
Elektronik, modern teknolojilerin temel bileşenidir ve transistörler, diyotlar, kapasitörler ve sensörler gibi basit bileşenlerin yardımıyla elektriksel bilginin iletilmesini sağlar. Akımı kontrol ederek, temel sinyal işleme fonksiyonları olan amplifikasyon, anahtarlama ve modülasyon gibi önemli işlevleri yerine getirirler. Mevcut yüksek performanslı sinyal işleme uygulamaları, bu sistemleri daha hızlı, daha küçük ve daha az enerji tüketen hale getiren malzeme bilimi ve nanoteknolojideki güncel gelişmeler sayesinde mümkün olmaktadır. Sinyal işleme, modern yaşamın birçok unsurunun telekomünikasyon, eğitim, sağlık, endüstri ve güvenlik gibi gelişiminde önemli bir etki yaratmıştır. Yarı iletken endüstrisi, sinyal işleme inovasyonunun başlıca itici gücü olup, küresel talebe yanıt olarak giderek daha sofistike elektronik cihazlar ve devreler üretmektedir. Ayrıca, merkezi işlem birimi (CPU), bilgisayarların ve tüm elektronik cihazların ve sinyal işlemenin 'beyni' olarak tanımlanır. CPU, bellek, çarpan, toplayıcı gibi hayati bileşenleri içeren kritik bir elektronik aygıttır. CPU'nun temel bileşenlerinden biri de aritmetik ve mantık birimidir (ALU); toplama, çarpma ve çıkarma gibi tüm CPU işlemleri içinde aritmetik ve mantıksal işlemleri gerçekleştirmektedir. Ancak ALU devrelerinde gecikme, kapladığı alan ve enerji tüketimi önemli parametrelerdir. Mevcut ALU tasarımları yüksek gecikme, fazla alan kullanımı ve yüksek enerji tüketimi gibi sorunlarla karşılaştığı için, yeni teknolojiye dayalı elektronik devrelerin uygulanması; mikrodenetleyiciler, mikroişlemciler ve baskılı cihazlar gibi tüm sinyal işleme aygıtlarının performansını yüksek hız ve düşük alan kullanımı ile önemli ölçüde artırabilir. Kuantum Nokta Hücreli Otomatlar (QCA), bu eksiklikleri gidermek için tüm elektronik devreler ve sinyal işleme uygulamalarında etkili bir teknolojidir. Bu teknoloji, CMOS ve VLSI gibi yerleşik teknolojilere alternatif olarak araştırılmakta olup, ultra düşük güç tüketimi, yüksek cihaz yoğunluğu, THz seviyesinde hızlı çalışma hızı ve azaltılmış devre karmaşıklığı gibi avantajlara sahiptir. Bu araştırma, gelişmiş QCA nanoteknolojisini uygulayarak mikrodenetleyiciler gibi elektronik cihazları geliştiren yenilikçi bir ALU tasarımı önermektedir. Temel amaç, QCA nanoteknolojisinin potansiyelinden tam anlamıyla yararlanan özgün bir ALU mimarisi sunmaktır. Yeni ve verimli bir yaklaşımla, temel mantık kapıları döndürülmemiş tek hücreye dayalı eş düzlemli bir düzenle ustalıkla kullanılmaktadır. Ayrıca bu çalışma, kuantum nokta hücreli otomata teknolojisinde geliştirilmiş 1-bit ve 2-bit aritmetik ve mantık birimi sunmaktadır. Önerilen tasarım; mantık işlemleri, aritmetik işlemler, tam toplayıcı (FA) tasarımı ve çoklayıcıları içermektedir. Tüm önerilen tasarımlar güçlü simülasyon aracı QCADesigner kullanılarak değerlendirilmiş ve doğrulanmıştır. Simülasyon sonuçları, önerilen ALU'nun hücre sayısı ve toplam kaplanan alan açısından en iyi tek katmanlı ve çok katmanlı önceki tasarımlara kıyasla sırasıyla %42.48 ve %64.28 oranında iyileştirme sağladığını göstermektedir.
Parçalanmış Gerçeklikler: John Cassavetes'in Shadows (1959) ve Opening Night (1977) Filmlerinin Brechtiyen Analizi
(2025) Tohum, Merve; Tüzün, Defne
Bu tez, Amerikan bağımsız sinemasının öncü figürlerinden biri olarak kabul edilen ve Hollywood konvansiyonlarına açıkça karşı çıkan John Cassavetes'in filmlerinde kullandığı filmik stratejilerin, Bertolt Brecht'in Aristocu klasik tiyatroya karşı geliştirdiği epik tiyatro anlayışıyla nasıl kesiştiğini incelemektedir. Shadows (1959) ve Opening Night (1977) filmlerini Brechtiyen estetik çerçevesinde ele alan bu çalışma, Cassavetes'in sinematik gerçekçilik arayışının, Hollywood karşıtı duruşunun ve klasik anlatı yapılarını reddedişinin Brecht'in epik tiyatro ilkeleriyle nasıl örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu tez, söz konusu filmlerin Klasik Hollywood'un görünmez anlatım tekniklerini ve illüzyonist izleyici yaklaşımını sorguladığını, bunun yerine parçalanmış yapılar, kendine referans veren anlatım teknikleri ve izleyiciyi yabancılaştıran stratejiler benimsediğini savunmaktadır. Ayrıca, Cassavetes'in kendine özgü sinema yapma biçiminin, Brechtiyen diyalektik temsille ve Verfremdungseffekt ile Gestus kavramlarıyla örtüştüğünü ileri sürmektedir. Cassavetes'in yenilikçi sinemasal yaklaşımının, yeni bir film biçimi yaratarak seyir deneyimini yeniden şekillendirdiği gösterilmektedir. Shadows'daki Brechtiyen stratejiler, 1950'lerin Klasik Hollywood konvansiyonları ve melodramatik anlatı anlayışıyla karşılaştırılarak incelenirken, Opening Night'taki Brechtiyen stratejiler 1970'lerin Yeni Hollywood eğilimleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

