Doktora Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/7776

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 189
  • Doctoral Thesis
    Otonom Parsel Teslimat Makinelerinin Kabulünü Anlamak: Birleştirilmiş Teknoloji Kabulü ve Kullanımı ile Yeniliğin Yayılımı Teorilerinin Genişletilmesi
    (2025) Kılıç, Zafer; Çallı, Meltem Kıygı
    Bu tez, Türkiye'de Otonom Parsel Teslimat Makineleri'nin tüketiciler tarafından kabulünü ve kullanımını etkileyen faktörleri incelemekte ve çoklu kuramsal çerçeveleri birleştiren genişletilmiş bir kavramsal model geliştirmektedir. UTAUT2 ve Yeniliğin Yayılımı Teorisi (DOI) gibi önceki modeller teknoloji benimseme araştırmaları için temel oluşturmuş olsa da, bu modeller kendin-yap tipi lojistik teknolojilerine özgü bağlamsal ve davranışsal dinamikleri yakalamakta yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, Risk Teorisi, Tüketici Ortak Üretim Teorisi, Kaynak Eşleme Teorisi ve Çevresel Kaygı gibi ek yapıları entegre ederek bu modelleri genişletmektedir. Araştırmada, odak grup görüşmeleri ve tematik analiz ile başlayan, ardından geniş ölçekli nicel bir anket ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) ile devam eden karma yöntem yaklaşımı kullanılmaktadır. Sonuçlar, davranışsal niyetin tüm yapılar ile gerçek kullanım arasında tam bir aracı değişken olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, genişletilmiş modelin geçerliliğini kanıtlamakta ve son kilometre teslimat inovasyonları konusunda hem kuramsal hem de pratik açılardan önemli içgörüler sunmaktadır. Lojistik firmaları ve politika yapıcılar için sistemin karmaşıklığını azaltma, görünürlüğünü artırma, çevresel değerleri göz önüne alma ve kolay ulaşılabilir konumlar sağlama gibi kullanıcı kabulünü artırmaya yönelik öneriler sunulmaktadır. Bu çalışma, teknolojik benimseme literatürüne, tüketici davranışını daha kapsamlı açıklayan entegre bir çerçeve sunarak katkıda bulunmaktadır ve otonom lojistik hizmetlerin yükselen dünyasında değerli bilgiler sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Teslimat Yöntemi, Otonom Parsel Teslimat Makinesi, Teknoloji Kabulü, UTAUT2, DOI, Davranışsal Niyet, Kullanım Davranışı, Karma Yöntem, Yapısal Eşitlik Modeli
  • Doctoral Thesis
    Kuantum Noktalarına Dayalı Enerji Verimli Elektronik Cihazlar için Nano Ölçekli Aritmetik ve Mantık Birimi Tasarımı
    (2025) Zohaib, Muhammad; Navimipour, Nima Jafari; Aydemir, Mehmet Timur
    Elektronik, modern teknolojilerin temel bileşenidir ve transistörler, diyotlar, kapasitörler ve sensörler gibi basit bileşenlerin yardımıyla elektriksel bilginin iletilmesini sağlar. Akımı kontrol ederek, temel sinyal işleme fonksiyonları olan amplifikasyon, anahtarlama ve modülasyon gibi önemli işlevleri yerine getirirler. Mevcut yüksek performanslı sinyal işleme uygulamaları, bu sistemleri daha hızlı, daha küçük ve daha az enerji tüketen hale getiren malzeme bilimi ve nanoteknolojideki güncel gelişmeler sayesinde mümkün olmaktadır. Sinyal işleme, modern yaşamın birçok unsurunun telekomünikasyon, eğitim, sağlık, endüstri ve güvenlik gibi gelişiminde önemli bir etki yaratmıştır. Yarı iletken endüstrisi, sinyal işleme inovasyonunun başlıca itici gücü olup, küresel talebe yanıt olarak giderek daha sofistike elektronik cihazlar ve devreler üretmektedir. Ayrıca, merkezi işlem birimi (CPU), bilgisayarların ve tüm elektronik cihazların ve sinyal işlemenin 'beyni' olarak tanımlanır. CPU, bellek, çarpan, toplayıcı gibi hayati bileşenleri içeren kritik bir elektronik aygıttır. CPU'nun temel bileşenlerinden biri de aritmetik ve mantık birimidir (ALU); toplama, çarpma ve çıkarma gibi tüm CPU işlemleri içinde aritmetik ve mantıksal işlemleri gerçekleştirmektedir. Ancak ALU devrelerinde gecikme, kapladığı alan ve enerji tüketimi önemli parametrelerdir. Mevcut ALU tasarımları yüksek gecikme, fazla alan kullanımı ve yüksek enerji tüketimi gibi sorunlarla karşılaştığı için, yeni teknolojiye dayalı elektronik devrelerin uygulanması; mikrodenetleyiciler, mikroişlemciler ve baskılı cihazlar gibi tüm sinyal işleme aygıtlarının performansını yüksek hız ve düşük alan kullanımı ile önemli ölçüde artırabilir. Kuantum Nokta Hücreli Otomatlar (QCA), bu eksiklikleri gidermek için tüm elektronik devreler ve sinyal işleme uygulamalarında etkili bir teknolojidir. Bu teknoloji, CMOS ve VLSI gibi yerleşik teknolojilere alternatif olarak araştırılmakta olup, ultra düşük güç tüketimi, yüksek cihaz yoğunluğu, THz seviyesinde hızlı çalışma hızı ve azaltılmış devre karmaşıklığı gibi avantajlara sahiptir. Bu araştırma, gelişmiş QCA nanoteknolojisini uygulayarak mikrodenetleyiciler gibi elektronik cihazları geliştiren yenilikçi bir ALU tasarımı önermektedir. Temel amaç, QCA nanoteknolojisinin potansiyelinden tam anlamıyla yararlanan özgün bir ALU mimarisi sunmaktır. Yeni ve verimli bir yaklaşımla, temel mantık kapıları döndürülmemiş tek hücreye dayalı eş düzlemli bir düzenle ustalıkla kullanılmaktadır. Ayrıca bu çalışma, kuantum nokta hücreli otomata teknolojisinde geliştirilmiş 1-bit ve 2-bit aritmetik ve mantık birimi sunmaktadır. Önerilen tasarım; mantık işlemleri, aritmetik işlemler, tam toplayıcı (FA) tasarımı ve çoklayıcıları içermektedir. Tüm önerilen tasarımlar güçlü simülasyon aracı QCADesigner kullanılarak değerlendirilmiş ve doğrulanmıştır. Simülasyon sonuçları, önerilen ALU'nun hücre sayısı ve toplam kaplanan alan açısından en iyi tek katmanlı ve çok katmanlı önceki tasarımlara kıyasla sırasıyla %42.48 ve %64.28 oranında iyileştirme sağladığını göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    İran'ın Güvenlik Kültüründe Sepah'ın Rolü: Bir Vaka Çalışması Olarak Suriye İç Savaşı
    (2025) Afacan, Gizem Tok; Bıçakcı, Ahmet Salih
    İran'ın güvenlik politikası üzerine yapılan çalışmalar genellikle rejim güvenliği, asimetrik ve vekâlet savaş stratejileri, nükleer program ve İran'ın bölgesel büyük güçlerle olan ilişkilerine odaklanmıştır. Ancak, İran'ın güvenlik politikaları milli güvenlik kültürü kavramı üzerinden daha az ele alınmıştır. Bu tez, bu eksikliği gidermeyi amaçlamakta ve İran'ın milli güvenlik kültürünü Batı-dışı bir bağlamda, özellikle de İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun (DMO) rolü üzerinden ele almaktadır. Stratejik kültür ve sivil-asker ilişkileri teorilerinden de yararlanarak, bu tez İran'ın milli güvenlik kültürünü, velâyet-i fakīh sisteminin yapısal bağlamında devlet, ordu ve toplum arasındaki etkileşimin şekillendirdiği bir olgu olarak kavramsallaştırmaktadır. Her ne kadar bahsedilen üç 'yapan' (agent) İran'ın güvenlik kültürü inşasında ayrı ayrı rol oynasa da İran devleti Batı'daki örneklerinden ayrışan 'farklı' bir sivil-asker ilişkileri oluşmasında belirleyici bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. İran devleti İran Silahlı Kuvvetleri'ni mektebī (ideolojik) olarak tanımlayarak, orduyu doğrudan ideolojik olarak bağlı bir toplumla ilişkilendirir. Böylelikle DMO'a ideolojik ordudan ideolojik topluma geçişte önemli bir rol verilmiştir. Ordu ve toplum arasındaki bu ilişkilendirme, devrim liderlerinin rejim güvenliği kaygısının kaynağını içerdeki rejim karşıtlığı ve dış ilişkilerine bağlamasının bir yansımasıdır. Bu tez süreç izleme, söylem analizi ve içerik analizi nicel yöntemlerini kullanarak teori-kurma ve teori-örnekleme yöntemlerini birleştirmektedir. Bu tez devlet, ordu ve toplumun üçlü katılımıyla oluşan İran'ın milli güvenlik kültürünü, bu üç aktörün etkileşimiyle büyüyen ve devrimden bu yana sınırlarının iç içe geçtiği bir sarmal şekline benzetir. DMO'nun İran'ın güvenlik kültüründe oynadığı rolü, DMO'nın Suriye İç Savaşı'na dahil olması vaka çalışması ile örneklemektedir. Anahtar Sözcükler: Güvenlik Kültürü, Sivil-Asker İlişkileri, İran, Devrim Muhafızları Ordusu, Sepah, Suriye İç Savaşı
  • Doctoral Thesis
    Medeni Usul Hukukunda DEF'iler
    (2025) Ay, Ömer Mirac; Yardım, Mehmet Ertan
    Bu çalışmanın öncelikli amacı; def'ilerin Medeni Usul Hukuku bakımından incelenmesi, def'ilerin yargılamada ileri sürülmesi, def'ilerin ileri sürülmesinin yargılamaya etkileri, bunların hukuki sonuçları ve kanuni düzenlemelerde yer alış amaçlarını açıklamaktır. Buradan yola çıkarak ilgili hukuki düzenlemeler detaylı olarak incelenecek ve bir savunma vasıtası olan def'ilerin önemi ve etkisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. Türk Hukuku açısından bu çalışma, Medeni Usul Hukuku bakımından def'ilerin ileri sürülmesi ve etkileri konusunda bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Bir savunma vasıtası olarak def'iler, yargılama bakımından etkileri göz önüne alındığında başvurulabilecek önemli bir hukuki müessesedir.
  • Doctoral Thesis
    Gıda İsraflarını Azaltmaya Yönelik Tutum ve Niyet Üzerindeki Faktörlerin Etkisinin Analizi: Sürdürülebilirlik Pazarlama İletişimleri Perspektifinden Bir Çalışma
    (2025) Şenkal, Onat; Uray, Nimet
    Bu araştırma, bireylerin gıda israfını azaltmaya yönelik tutum ve niyetlerini etkileyen faktörleri, medya bağlamında içsel ve dışsal unsurları inceleyerek sürdürülebilirlik pazarlama iletişimleri perspektifinden anlamayı amaçlamaktadır. Literatürde yer alan Planlanmış Davranış Teorisi (PDT), Gündem Belirleme Teorisi (GBT) ve Yetiştirme Teorisi (YT) çerçevesinde doğrudan ve dolaylı faktörlerin etkileri incelenmiştir. Ayrıca, PDT, GBT, YT'ye ek olarak ve Beklenti Teorisi'ne (BT) dayalı faktörler de ortaya konmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır: Öncelikle kavramsal modeli son hâline getirmek amacıyla nitel çalışmalar (uzman görüşmeleri ve ardından odak grup tartışmaları) yürütülmüş, ardından önerilen hipotezleri test etmek için nicel araştırma kapsamında anketler ile birlikte Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, medya maruziyeti (çeşitlilik) sürdürülebilirlik bilinci ve medya etkisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir; ancak medya maruziyeti (süre) bu değişkenler üzerinde anlamlı bir etki göstermemektedir. YouTube'un, sürdürülebilirlik bilincini etkileyen güçlü bir medya kanalı olduğu tespit edilmiş olup, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfına yönelik tutum ve niyetlerde PDT değişkenlerini olumlu yönde etkilemede önemli bir rol oynamaktadır. Medya kullanımı sırasında, hem mesajın özgüllüğü hem de kazanç odaklı pozitif mesaj çerçevesi, sürdürülebilirlik bilinci ile gıda israfına yönelik tutum arasındaki ilişkiyi güçlendiren ayrı moderatör değişkenler olarak işlev görmektedir. Öte yandan, çocuklukta edinilen israf etmeme öğretilerinden beslenen otobiyografik bellek, sürdürülebilirlik bilinci ile tutum arasındaki ilişkiyi güçlendirme açısından anlamlı bir moderatör etkisi göstermemektedir. Anahtar Sözcükler: İletişim kampanyaları, medya, sürdürülebilirlik bilinci, gıda israfını azaltmaya yönelik tutum, niyet, mesajın özgüllüğü, mesaj çerçevesi, otobiyografik bellek, yapısal eşitlik modellemesi, pazarlama iletişimi
  • Doctoral Thesis
    Sınırlı Tanınan Devletlerde Devlet İnşa Süreçleri: Abhazya Cumhuriyeti Örneği
    (2025) Başol, Elçin; Çelikpala, Mitat
    Bu tez çalışması Abhazya Cumhuriyeti örneğini merkeze alarak, tartışmalı devletlik durumlarında devlet inşa süreçlerini nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Niteliksel saha araştırmasına dayanan çalışma; seçkinlerle yapılan görüşmeler, söylem çözümlemesi ve arşiv araştırmalarından yararlanmaktadır. Abhaz siyasal elitlerinin, entelektüellerinin ve diaspora aktörlerinin sınırlı tanınma koşullarında devletlik anlatılarını nasıl oluşturduklarını, dışsal kısıtları nasıl yönettiklerini ve yönetişim yapılarını nasıl sürdürdüklerini ele almaktadır. Analiz altı ana tema etrafında yapılandırılmıştır: devletlik ve meşruiyet anlatıları; kimlik inşası ve ulusal söylem; Rusya'nın dış egemenlik üzerindeki rolü; kurumsal zorluklar ve gayriresmî yönetişim; diaspora etkileşimi ve ulusötesi bağlantılar; ekonomik uyum stratejileri. Bulgular, sınırlı tanınmanın hem iç siyasal dinamikleri hem de dış politika yönelimini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Abhazya, diplomatik izolasyona karşılık tarihsel deneyimlere, melez yönetişim düzenlemelerine ve ulusötesi bağlantılara dayanan kurumsal pratikler ve siyasal anlatılar geliştirmiştir. Bu tez, sınırlı tanınan devletlerin uluslararası sistemde otorite, meşruiyet ve hayatta kalma süreçlerini nasıl müzakere ettiklerine dair daha derin bir kavrayış sunmakta ve siyasal belirsizlik ile jeopolitik kısıtlar altında devlet inşasının dinamiklerine ilişkin yeni içgörüler sağlamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    KOBİ'lerde Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimini Belirleyici Faktörler ve Firma Performansına Etkilerinin İncelenmesi: Karma Yöntem Araştırması
    (2025) Varol, Kübra; Tosun, Petek
    Son yıllarda küresel ve çevresel sorunların artması ve paydaş beklentilerinin yükselmesi, küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ'ler) sürdürülebilirliği stratejilerine entegre etmeye zorlamaktadır. Ancak mevcut araştırmaların çoğu büyük ölçekli şirketlere odaklanmış, KOBİ'ler ise yerel ekonomilerdeki merkezi rolleri ve paydaşlarla yakın ilişkilerine rağmen görece ihmal edilmiştir. Bu tez, KOBİ'lerin Sürdürülebilir Pazarlama Yönelimi'ni (SPY) nasıl benimsediğini, hangi örgütsel güdüler ve dışsal baskılarla şekillendiğini ve firma performansına etkilerini incelemektedir. Çalışmada iş etiği ve pazarlama stratejisi literatürü temel alınarak üç güdü tanımlanmıştır: araçsal (çıkar odaklı), ilişkisel (paydaş odaklı) ve ahlaki (etik temelli). SPY; stratejik entegrasyon, toplumsal etkileşim ve etik yeterlikler olmak üzere üç boyutta kavramsallaştırılmıştır. Ayrıca düzenleyici gereklilikler, piyasa beklentileri ve sektör normları gibi dışsal baskılar ile rekabet yoğunluğu, piyasa dalgalanması ve teknolojik yeterlikler gibi bağlamsal faktörler de dikkate alınmıştır. Tez, karma yöntem yaklaşımıyla yürütülmüştür. Nitel aşamada Türkiye'deki KOBİ sahipleri ve yöneticileriyle yapılan görüşmeler, güdüler ve bağlamsal etkileri ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, kavramsal modelin nicel aşamada yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile test edilmesine temel sağlamıştır. Çalışma üç katkı sunmaktadır: KOBİ'lerin pazarlama stratejilerinde güdülerin rolünü ortaya koyarak iş etiği literatürünü genişletmek; SPY ile çok boyutlu performans arasındaki bağı ampirik olarak göstermek; çevresel türbülansı düzenleyici faktör olarak ekleyerek SPY'nin rekabetçiliği destekleme koşullarına dair daha dinamik bir anlayış geliştirmek.
  • Doctoral Thesis
    Paleoiklim Ağları: Oluşturulma ve Analiz
    (2025) Özdeş, Mehmet Çelik; Eroğlu, Deniz
    Dünya'nın iklimi, farklı ölçeklerde ve doğrusal olmayan etkileşimlerle karakterize edilen, karmaşık bir sistemdir ve küçük değişikliklerin ani rejim değişiklikleri veya dönüm noktaları gibi orantısız ve öngörülemez sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle uzun vadeli tahmini zordur. İklimin geçmişindeki kritik geçişleri araştırmak son derece önemlidir çünkü bu tür ani, büyük ölçekli değişiklikler toplumlar ve doğal ekosistemler için derin ve geri döndürülemez sonuçlara sebep olabilir. Bu durum, olası felaket etkilerini hafifletmek için erken uyarı göstergelerinin ve adaptasyon stratejilerin geliştirilmesini gerekli kılar. Paleoiklim çalışmaları, ölçüm olarak düzen- siz aralıklı zaman serileri üreten, çeşitli fiziksel biçimlerde korunan vekil kayıtları kullanmaktadır. Bu tezde, düzensiz seriler için düzenli aralıklı temsilci serilerinden oluşan ve bir baz olarak işlev görecek, genişletilmiş bir analitik araç (Dönüşüm Maliyeti Spektrumu) geliştiril- miştir. Bu yaklaşım, birden fazla vekil ölçümünden gelen bilgiyi değerlendirmek için ortak bir zaman çizelgesinin oluşturulmasına olanak tanır ve verilerde gizli dinamik desenler hakkında spektral bilgi sağlar. Ardından, uzamsal vekil bilgileri aracılığıyla iklim rejimi değişikliklerini araştırmak için yöntem- sel bir çerçeve öneriyorum. İklim sistemindeki uzak-bağlantıları taklit eden veri odaklı kavramsal birimler (İşlevsel Etkileşim Ağları) kullanılarak çevre dinamiklerinin kaba bir tarifi yapılabilir. Bunların çevresel dinamik koşulları için yorumlanabilir ve temsili vekiller olduğunu ve geçiş yapılarının da sistemin davranışını karakterize edebilecek, sistemin yapısal kısıt- larının doğasını ortaya çıkarabilecek olduğunu gösteriyorum. Yöntemlerimi sentetik ve gerçek sistemlerde doğruladıktan sonra, önemli geçişlerin karakteristik özelliklerini ortaya çıkarmak için iklim tarihindeki iki dönemi analiz ediyorum. Bu bulgular, iklim sisteminin durumunu yorumlama ve kritik geçişlerini tahmin etme becerimize katkıda bulunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Kronik Hastalık Yönetiminde Yapay Zeka Tabanlı Mobil Sağlık Uygulamaları Yoluyla Ortak Değer Yaratma: MS Hastaları Üzerine Bir Çalışma
    (2025) Kozlu, Ece Yılmaz; Uray, Nimet
    Bu araştırma, kronik hastalık yönetimi fırsatları sunan, giyilebilir cihazlarla bütünleşik çalışan tele-sağlık çözümlerini de içeren mobil sağlık uygulamalarına odaklanmaktadır. Uygulamalar, müşteri katılımını gerektiren ortak değer yaratma (ODY) yoluyla hastaların uyumluluğunu artırmaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, dijital sağlık uygulamalarının özelliklerinin (uygulamaya ve kişiye dair) ODY, hasta refahı ve hastaların bu uygulamaları sürekli kullanma niyeti üzerindeki etkilerinin neler olduğunu araştırmaktadır. ODY perspektifini benimseyen bu çalışma, sıklıkla TKM (Teknoloji Kabul Modeli), genişletilmiş TKM veya YYT (Yenilik Yayılma Teorisi) üzerine odaklanan literatürden farklılaşmıştır. Çalışma, MS hastalarıyla nitel araştırma (Türkiye'deki hastalarla derinlemesine mülakatlar) ve nicel araştırma (Türkiye, Almanya ve ABD'de anketler) içeren karma yöntemli bir tasarım benimsemiş ve hipotezleri test etmek için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanmıştır. Bulgular, itibar, insan-biçimcilik, duygusal değer, kullanışlılık ve mobilite gibi özelliklerin önemini vurgulamaktadır. Literatürün aksine, hastaların duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasını istedikleri belirlenmiştir. Uygulamaların işlevsel özelliklerinden ziyade kişiye özgü faydalarını vurgulamaktadırlar. İlginç bir şekilde, teknoloji kaygısı, karmaşıklık ve gizlilik endişeleri gibi teknoloji direnciyle ilişkilendirilen faktörler önemli etkiler göstermemiştir, bu da hastalarda dijital araçların daha fazla kabulüne doğru bir kaymayı düşündürmektedir. Öte yandan, hasta-doktor ilişkisinin, özellikler ve ODY arasındaki ilişkilerin moderasyonunda önemli bir etkisi bulunmazken, sağlık okuryazarlığının ODY ve hasta refahı ilişkisinde bir etkisi vardır ve sonuçlar bu davranışları sürekli kullanım niyetlerine dönüştüren birincil psikolojik aracın hasta refahı olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Sözcükler: Ortak değer yaratma, mobil uygulamalar, itibar, insan-biçimcilik, duygusal fayda, dijital sağlık, multipl skleroz, kişiselleştirilmiş sağlık, e-sağlık, yapay zekâ
  • Doctoral Thesis
    İktidar, Egemenlik ve Siyaseti Yeniden Düşünmek: Türkiye'de İHA Teknolojisinin Dispozitifi
    (2025) Şartepe, Zeynep; Bıçakcı, Ahmet Salih
    Bu tez, Türkiye'de 2010'ların başlarından itibaren hızla yaygınlaşan sivil amaçlı drone kullanımının egemenlik, güvenlik ve mekan üzerinden yeniden kurulan iktidar biçimlerine etkisini incelemektedir. Akademik yazın büyük ölçüde Türkiye'nin askeri İHA teknolojisine odaklanırken, bu çalışma iktidarın gündelik hayatta sivil drone'lar üzerinden nasıl işlediğini siyasi güç, mekan ve teknoloji arasındaki karşılıklı ilişkiye dayanarak analiz etmekte ve literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Michel Foucault'nun dispozitif (aygıt) kavramından hareketle, hava sahasını görünürlük (visibility) hareketlilik ve denetimin şekillendiği ve müzakere edildiği bir yönetişim alanı olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu alan; iktidarın çeşitli yerel, bölgesel ve küresel aktörler ile yasal düzenleyici mekanizma, teknoloji ve mekan arasında, söylemsel ve söylem dışı unsurlar üzerinden dağıldığı sosyo-teknik bir sistem aracılığıyla şekillenmektedir. Devletin değişen güvenlik önceliklerine göre geliştirdiği yönetişim pratiklerinin ardındaki nedenselliği süreç takibi yöntemi ile ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, ayrıca devlet görevlileri, hobi ve ticari amaçlı drone kullanıcıları ve drone endüstrisi temsilcileriyle gerçekleştirilen 59 yarı yapılandırılmış görüşme ve Türkiye'deki drone mevzuat ve politikalarının incelenmesi için nitel tematik analiz yöntemini uygulamaktadır. Bulgular, Türkiye hava sahasının büyük ölçüde güvenlikleştirilmiş ve parçalı yapısına dikkat çekerken, hava sahasının devlet ve devlet dışı aktörler arasında sürekli bir güvenlik ve erişim mücadelesi alanı olarak ortaya çıktığını göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Gündelik Hayatı Yeniden Düşünmek: de Certeau, Agamben, Deleuze ve Baudrillard ile Bir Diyalog
    (2025) Öztaş, Özgü Hazal Ertaş; Diken, Bülent
    Bu tez, aldatıcı biçimde basit bir soruyla yola çıkar: Gündelik hayatı başka türlü nasıl düşünebiliriz ve bu türden bir sorgulama neden önemlidir? Bu sorudan hareketle, yirminci yüzyılın önemli dört düşünürü-Michel de Certeau, Giorgio Agamben, Gilles Deleuze (Félix Guattari ile birlikte) ve Jean Baudrillard-aracılığıyla 'taktik', 'dünyevileştirme', 'kaçış çizgisi' ve 'baştan çıkarma' kavramlarını bir araya getirerek gündelik hayatın imkânlarını yeniden düşünmeyi amaçlar. Bu çalışmada ele alınan düşünürler, gündelik hayatın tahakküm/direniş ya da üretim/tüketim gibi ikili mantıklardan sapma, bu mantıkları askıya alma ya da tersine çevirme yoluyla işlediğini gösteren kavramsal jestler geliştirirler. Bu jestlere dayanan alternatif gündelik hayat yaklaşımı, görünürlük, üretkenlik ya da karşıtlık yerine edilgenlik, örtüklük ve geri çekilme temelli bir mantığı öne çıkarır. Aynı anda hem mevcut hem de ele avuca sığmaz olan bu paradoksal mantık, süreksizlik, çokluk ve kararsızlıkla uyumlu bir eleştirel düşünme tarzını da beraberinde getirir. Bu bağlamda tez, gündelik hayatla kurulan eleştirel ilişkinin ifşa veya çözümleme zorunluluğunun ötesine geçmesi gerektiğini; bunun yerine tersinme, oyun, kaçış ve reddediş gibi jestler aracılığıyla sıradan olanın dokusuna ve içkin gerilimlerine duyarlı bir yaklaşım gerektirdiğini savunur.Sonuç olarak, bu tez, gündelik hayatı düşünce, eylem ve ilişki koordinatlarını askıya alan ve yeniden dağıtan; yerinden etme, kesinti, denk düşmezlik ve yeniden icatla işaretlenen karmaşık ve istikrarsız bir alan olarak yeniden kavramsallaştırır. Bu yolla hem kültürel çalışmalar ile toplumsal teori arasında yeni bir diyalog zemini önerir, hem de çağdaş dünyada gündelik hayatı yeniden düşünmeye yönelik eleştirel ve politik bir ufuk açmayı amaçlar.
  • Doctoral Thesis
    Bireysel Dijital Davranışların Tahmini: Olasılıksal Modellerden Derin Öğrenmeye Yeni Bir Hibrit Yaklaşım
    (2025) Kıyakoğlu, Burhan Yasin; Aydın, Mehmet Nafiz
    Toplumun hızla dijitalleşmesi, bireysel davranışları yeniden şekillendirmiş ve dijital etkileşimler aracılığıyla büyük hacimli bireysel düzeyde veriler üretmiştir. Bu dönüşüm, tahmine dayalı modelleme açısından fırsatlar barındırsa da, geleneksel tahmin teknikleri belirli kısıtlamalara sahiptir. Örneğin, Otoregresif Hareketli Ortalama (ARMA) modelleri toplu verilere dayanırken, Ölene Kadar Satın Al (BTYD) modelleri davranışsal eğilimleri modellemekte zorlanır. Bu zorlukların üstesinden gelmek için bu çalışma, bireysel düzeydeki dijital davranışları modellemek amacıyla Geçitli Tekrarlayan Birim (GRU) ve Uzun-Kısa Süreli Bellek (LSTM) modellerini kullanan bir derin öğrenme mimarisi sunmaktadır. LSTM daha önceki çalışmalarda kullanılmış olsa da, GRU bu bağlamda daha önce incelenmemiştir. Bulgularımız, GRU'nun son döneme ait örüntülere duyarlılığı sayesinde, Yakınlık, Sıklık, Parasal Değer (RFM) yaklaşımının yakınlık bileşeniyle uyumlu olarak bireysel dijital davranış tahmininde etkili olduğunu göstermektedir. Finansal teknoloji mobil uygulama verisi ile Online Retail II veri seti üzerinde yapılan ampirik değerlendirmeler, GRU ve LSTM modellerinin davranışsal eğilimleri başarıyla yakaladığını, BTYD yaklaşımlarına kıyasla daha düşük yanlılık ve daha yüksek trend doğruluğu sunduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ayrıca, kural tabanlı segmentasyon veya k-ortalama kümeleme yöntemlerini derin öğrenme ve BTYD modelleriyle birleştiren hibrit bir yaklaşım önermektedir. Bu yaklaşım, tek başına kullanılan derin öğrenme modellerine kıyasla belirgin bir performans artışı sağlamasa da, davranışsal modellemede yeni ve incelenmemiş bir yön sunmaktadır. Bu araştırma, metodolojik katkılarının yanı sıra, tahmine dayalı \mbox{modellemede} satın alma dışındaki davranışsal verilerin kullanılmasının önemini de ortaya koymaktadır. Geleneksel tahmin yöntemleri genellikle müşteri satın alma davranış verileri için geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bu çalışma ise kapsamı genişleterek kullanıcı girişleri gibi dijital davranışsal etkileşimleri ele almaktadır. Elde edilen bulgular, dijital davranışların tahmin edilmesinde dizi tabanlı \mbox{modellerin} taşıdığı potansiyele dair teorik içgörüler sunarken, karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefleyen kuruluşlar için de pratik çıkarımlar ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, doğru hedef kullanıcıları belirleme, kişiselleştirilmiş stratejiler geliştirme, elde tutma kampanyalarını optimize etme ve bireysel davranış değişimlerine proaktif yanıt verme konularında yardımcı olabilir.
  • Doctoral Thesis
    Kontrol Aygıtı Olarak İmmersiyon: Post Sinemada Hazzın İdeolojik Etkileri
    (2025) Tan, Müyesser Esen; Akçalı, Elif
    İlk icadından bu yana durmaksızın bir evrim geçiren sinema aygıtı, izleyicisini konumlandırıp dönüştürürken immersif bir yapı üretmeye devam etmiştir. Bu immersif yapı, haz mekanizmasıyla ilişkili olarak inşa edilmiştir. Bu tez, immersiyonu yalnızca bireysel bir deneyim olarak değil, immersiyona maruz kalan izleyicinin öznelliğini aktif olarak inşa eden ideolojik bir sistem olarak incelemektedir. Bu çalışma, immersiyonu sinema aygıtının teorik çizgisi içine yerleştirerek, immersif stratejilerin -özellikle post-sinema bağlamında- haz mekanizması ile algıyı ve hareketi şekillendiren kontrol araçları olarak nasıl işlev gördüğünü araştırmaktadır. Jean-Louis Baudry'nin Althusser'in ideolojik aygıt tanımını uyarlamasından yola çıkan araştırma, aygıt teorisini, kolektif sinema deneyimlerinin yerini giderek bireyselleştirilmiş, immersif ve dijital olarak aracılanmış ortamların aldığı çağdaş medya dönüşümleri ışığında yeniden yorumluyor. Birincil analiz nesnesi olarak sanal gerçekliğe odaklanan bu çalışma, post-sinematik biçimlerin geleneksel görsel rejimleri nasıl genişlettiğini ve yeniden biçimlendirdiğini incelemek için film teorisi, medya arkeolojisi, sanat tarihi ve Foucaultcu iktidar kavramlarını içeren disiplinler arası bir yaklaşım kullanıyor. Sanal gerçekliği daha geniş sosyo-politik, teknolojik ve estetik bağlamlarla ilişkili olarak analiz eden tez, post-sinematik teoride ortaya çıkan tartışmalara katkıda bulunuyor ve immersiyonun bir dispositif ve haz alanı olarak nasıl işlediğini anlamak için eleştirel bir çerçeve sunuyor.
  • Doctoral Thesis
    Framework Genesis: Yönetim Çerçeveleri ve Yönetim Sistem Standartları için Özgün Bir Kök Çerçeve
    (2025) Gerek, Yalçın; Aydın, Mehmet Nafiz
    Birbirinden farklı yönetim çerçevelerinin (YÇ), sistem standartlarının (YSS) ve kurumsal mimarilerin (KM) yaygınlaşması, operasyonel verimsizliklere, stratejik uyum eksikliğine ve kafa karıştırıcı bir 'Paradoks Sözlüğü'ne yol açan parçalanmış bir yapı oluşturmaktadır. Bu tez, organizasyonel yönetime birleştirme ve sistemik netlik getirmek üzere tasarlanmış yenilikçi bir kök çerçeve olan Framework Genesis'in (FG) geliştirilmesi ve keşifsel doğrulaması yoluyla bu kritik boşluğu ele almaktadır. Araştırmada, özel olarak geliştirilmiş yedi fazlı Geliştirilmiş Sezgisel Araştırma Yöntemi (EHRM) tarafından yönlendirilen bir tasarım bilimi yaklaşımı kullanılmıştır. Bu metodoloji, iki temel bileşenin geliştirilmesini sağlamıştır. Birincisi, mevcut YÇ'lerin ve YSS'lerin kapsamlı bir analizinden türetilen 48 temel bileşenden oluşan doğrulanmış bir taksonomi olan Bütünlüklü Yapı Taşı Taksonomisi (CBBT), ortak bir içerik sözlüğü sunmaktadır. İkincisi, sistemik bir meta-model olan Birleşik Mimari Çerçevesi (UAF), mimari yapıyı sağlamaktadır. Framework Genesis, bu bileşenleri entegre ederek organizasyonu, ideal bir mimari tasarım (EidosTwin) ve onun somut operasyonel gerçekliği (OusiaTwin) arasında felsefi temelli bir ikilik aracılığıyla kavramsallaştırmaktadır. Çerçeve ve amaca yönelik geliştirilmiş doğrulama araçları (FGMAPM, FGGIS, FGCMAM), kapsamlı ve karma yöntemli bir doğrulama stratejisine (FGVAL) tabi tutulmuştur. Bu strateji, mevcut standartlara karşı nicel bir boşluk analizi, 209 firmanın katıldığı bir olgunluk değerlendirme çalışması ve üç derinlemesine boylamsal vaka çalışmasını içermiştir. Bulgular, FG'nin kavramsal sağlamlığını teyit etmiş ve sistemik sorunları teşhis etme ile organizasyonel dönüşüme rehberlik etmedeki pratik faydasını göstermiş, müdahale sonrası olgunluk skorlarında ölçülebilir iyileşmeler ortaya koymuştur. Bu tez, yönetim çerçevesi teorisi için yeni bir mimari ve üretken paradigma sunmaktadır. Organizasyonların karmaşıklıkta yol bulmalarını, birbirinden farklı sistemleri entegre etmelerini ve daha fazla stratejik uyum elde etmelerini sağlayan, doğrulanmış ve bütünsel bir meta-çerçeve sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: yönetim çerçeveleri, yönetim sistemi standartları, Entegre Yönetim Sistemi, bilgide birlik teorisi, ISO standartları, yönetim sistemi, sistem teorisi, sistem düşüncesi, Bütünlüklü Yapı Taşı Taksonomisi, Bütünlüklü Kök Yönetim Çerçevesi
  • Doctoral Thesis
    Yüksek Risk, Sınırlı Görünürlük: Belirsizlik Altında Siber Güvenlikte Karar Vermek
    (2025) Evren, Ayhan Gücüyener; Bıçakcı, Ahmet Salih
    Güvenlik için karar vermek belirsizliğin en yoğun olarak hissedildiği alanlardan birisidir. Bununla beraber, bu alanda eylemsizlik ya da gecikmelerin doğurabileceği kritik sonuçlara istinaden karar verme zorunluluğu ile karşılaşılmaktadır. Ulusal ve uluslararası güvenliğin önemli bir meselesi haline gelen siber güvenlik alanında her gün sayısız karar verilmektedir. Bu alanda verilecek kararların bazılarının sonuçları daha dar ölçekte kalsa da özellikle kritik altyapıların hedef alındığı durumlarda daha geniş etkiler ortaya çıkabilir. Siber uzayın belirsizliği arttıran kendine has özellikleri siber güvenlikte karar verme üzerinde önemli etkiler yaratabilmektedir. Örneğin, siber ve fiziksel alanların giderek iç içe geçmesi siber saldırılar ve verilecek kararlar için etki değerlendirmesi yapmayı güçleştirebilmektedir. Siber güvenlik problemlerinin yıkıcı etkileri siber güvenlikteki belirsizlik kavramına ve bu alanda karar verme süreçlerine daha yakından bakmayı gerektirmektedir. Bu noktadan hareketle bu araştırma, siber güvenlikte belirsizliğin kavramsallaştırılmasına ve belirsizliğin siber güvenlikte karar verme süreçlerini nasıl etkilediğinin incelenmesine odaklanmıştır. Bu çerçevede, siber güvenlik için bir belirsizlik kavramsallaştırması önerilmiştir. Ardından deneysel bir tasarımla belirsizliğin siber güvenlik kararları üzerindeki etkisi karar vericilerin karar tercihleri, risk alma tutumları, güven ve zorluk algıları bağlamında incelenmiştir. Bu çalışma kavramsal ölçekte siber güvenlikte tek bir belirsizlik tipinden ziyade farklı belirsizlik boyutları olduğunu tartışmaktadır. Çalışmanın ampirik bulguları ise belirsizliğin siber güvenlik uzmanlarının karar tercihleri ve risklere karşı tutumları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcıların kişisel risk alma tercihlerinin, yaşlarının ve cinsiyetlerinin siber güvenlikte karar verme süreçleriyle olan ilişkisi araştırılmıştır. Elde edilen bulgular belirsizliğin ulusal ve uluslararası siber güvenlikteki geniş etkileri bağlamında tartışılmıştır. Bu araştırma, siber güvenlikte belirsizlik anlatısını analitik olarak ele alarak kavramsal, belirsizlikte siber güvenlik karar alma süreçlerini deneysel bir tasarım üzerinden irdeleyerek yöntemsel ve belirsizliğin siber güvenlikte karar verme üzerindeki etkisine dair bulgulara ulaşarak ampirik katkılar ortaya koymuştur.
  • Doctoral Thesis
    Fizik Tabanlı Elektrik Şebekesi Yeniden İnşası: Karmaşık Sistemler Perspektifi
    (2025) Rezaeinazhad, Arash Mohammadian; Eroğlu, Deniz
    Enerji, modern yas¸amın tum y ¨ onlerini beslerken, elektrik s¸ebekesi bu sistemin temel ¨ altyapısını olus¸turur. Ancak bu s¸ebeke, buy¨ uk¨ olc¸ekli, do ¨ grusal olmayan ve mek ˘ ana ˆ gom¨ ul¨ u yapısıyla insan eliyle yapılmıs¸ en karmas¸ık sistemlerden biridir. K ¨ uc¸¨ uk bir bozul- ¨ ma bile ardıs¸ık arızaları tetikleyerek genis¸ c¸aplı elektrik kesintilerine ve toplumsal etkilere yol ac¸abilir. Gunes¸ ve r ¨ uzg ¨ ar gibi yenilenebilir kaynaklara gec¸is¸in hızlanmasıyla birlikte, ˆ s¸ebeke degis¸kenlik ve merkezsiz ˘ uretim gibi yeni zorluklarla kars¸ı kars¸ıyadır. Bu nedenle, ¨ s¸ebekenin kararlılıgını ve dayanıklılı ˘ gını sa ˘ glamak hem bilimsel bir zorunluluk hem de ˘ pratik bir ihtiyac¸ haline gelmis¸tir. ˆ Bu tez, karmas¸ık sistemler bakıs¸ ac¸ısıyla tasarlanmıs¸ ac¸ık kaynaklı bir yazılım hattı sunar. Bu hat, ac¸ık eris¸imli cografi verileri kullanarak y ˘ uksek gerilimli iletim a ¨ gı modelleri ˘ olus¸turmayı mumk ¨ un kılar. Y ¨ ontem genel olarak uygulanabilir olsa da, detaylı bir ¨ ornek ¨ c¸alıs¸ma olarak Turkiye elektrik iletim s¸ebekesi ele alınmıs¸tır. Ac¸ık eris¸imli, fiziksel olarak ¨ detaylı s¸ebeke modellerinin azlıgını gidermek amacıyla, OpenStreetMap verileri is¸lenerek ˘ MATLAB MATPOWER ile uyumlu modeller uretilmis¸tir. Ortaya c¸ıkan veri seti; hat ¨ empedansları, termal sınırlar ve yuk da ¨ gılımları gibi temel elektriksel parametreleri ic¸erir. ˘ Bu parametreler muhendislik tahminleriyle elde edilip g ¨ uc¸ akıs¸ı ac¸ısından do ¨ grulanmıs¸tır. ˘ ˙Iki ornek c¸alıs¸ma, yazılım aracının ve olus¸turulan veri setinin yararlılı ¨ gını g ˘ ostermektedir. ¨ ˙Ilk c¸alıs¸ma, senkronizasyon kararlılıgını, kararsızlı ˘ gın erken uyarı sinyallerini tespit et- ˘ mek ic¸in stokastik perturbasyon analizi kullanarak incelemektedir. ¨ ˙Ikinci c¸alıs¸ma ise termal as¸ırı yuklenmelere ba ¨ glı ardıs¸ık arızaları aras¸tırmakta, kırılgan iletim hatlarını belir- ˘ lemekte ve dayanıklılıgı artırmak ic¸in hedefe y ˘ onelik g ¨ uc¸lendirme ¨ onerileri sunmaktadır. ¨ Bu ornekler, elektrik s¸ebekesi dinamiklerini modellemede fiziksel ve yapısal gerc¸ekc¸ili ¨ gin ˘ onemini vurgulamaktadır. ¨ Bu c¸alıs¸maların otesinde, veri seti ve yazılım aracı, g ¨ uc¸ sistemi modellemesi ic¸in ¨ olc¸ekle- ¨ nebilir ve tekrarlanabilir bir c¸erc¸eve sunmaktadır. Yenilenebilir entegrasyonu, genis¸leme planlaması, dayanıklılık analizi ve gerc¸ek zamanlı izleme gibi uygulamaları desteklemektedir. Hem arac¸ların hem de verilerin kamuya ac¸ık hale getirilmesiyle, bu tez modern enerji altyapısının kararlılıgı ve s ˘ urd ¨ ur¨ ulebilirli ¨ gi˘ uzerine veri odaklı, disiplinlerarası ¨ aras¸tırmalara katkı saglamaktadır. ˘ Anahtar Sozcükler: Elektrik S¸ ebekesi Altyapısı, OpenStreetMap Veri Entegrasyonu, Karmas¸ık Sistemler Analizi, Senkronizasyon, Kararlılık
  • Doctoral Thesis
    Yenı̇ Dönemde Kurumsal Karı̇yer Yönetı̇mı̇: Uygulamalar, Sonuçlar, Yenı̇ Karı̇yer Yönelı̇mlerı̇nı̇n Rolü ve Yönetici Karı̇yer Desteğı̇
    (2025) Alparslan, Suzan Ece; Uray, Nimet; Eyiusta, Ceyda Maden
    Kurumsal kariyer gelişimi (KKG) ve şirketlerin kariyer yönetimi uygulamaları şeklindeki kariyer yatırımları, yeni kariyer yönelimlerinin (örneğin, çok yönlü kariyer, sınırsız kariyer) ortaya çıktığı giderek değişen çalışma ortamında büyük ilgi görmektedir. Sinyal Teorisi ve Sosyal Değişim Teorisine dayanan bu tez, çalışanların kurumsal kariyer yönetimi uygulamalarını (KKYU) kullanma düzeyleri ile iş sonuçları arasındaki ilişkiyi (a) KKG algılarının aracılık etkisi ve (b) yönetici kariyer desteği ve yeni kariyer yönelimlerinin (örneğin, çok yönlü ve sınırsız kariyer) düzenleyici etkileri yoluyla araştırmaktadır. Bu amaçla, ağırlıklı olarak bankacılık sektöründen 140 beyaz yakalı çalışandan veri toplanmıştır. Sonuçlar, kariyer hedeflerinde ilerleme ve kurumsal ödül algılarının, KKYU kullanımını davranışsal ve tutumsal sonuçlara bağlayan temel aracılar olduğunu göstermiştir. Ayrıca, sonuçlar yönetici kariyer desteğinin KKG ile davranışsal (rol içi ve rol dışı performans) ve tutumsal sonuçlar (işe angaje olma, devamlılık bağlılığı, normatif bağlılık) arasındaki ilişkiyi önemli ölçüde düzenlediğini göstermiştir. Ayrıca, çok yönlü kariyer ve sınırsız kariyer, KKG ile davranışsal sonuçlar (rol içi ve rol dışı performans) arasındaki ilişkiyi önemli ölçüde düzenlemez iken, sadece sınırsız kariyer KKG ile tutumsal sonuçlar (işten ayrılma niyeti, işe angaje olma) arasındaki ilişkiyi düzenlemektedir. Çalışmamız ayrıca KKG algılarının geliştirilmesinde KKYU kullanımının etkinliğine ilişkin hem teorik hem de pratik bilgiler sunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    AKP Döneminde Türkiye-AB İlişkileri: Duygular ve Dış Politika
    (2025) Ermihan, Erman; Açıkmeşe, Sinem Akgül
    Bu tez, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde Türkiye-AB ilişkilerinde bir duygu tipolojisi geliştirerek, duygusal dinamiklerin siyasi gelişmelerle birlikte nasıl evrildiğine odaklanmaktadır. Yedi AKP'li siyasetçinin 1739 konuşmasını analiz eden bu çalışma, üç dönem boyunca ifade edilen baskın duyguları sistematik olarak kategorize etmek ve yorumlamak için Duygu Söylem Analizi (DSA) ve içerik analizi kullanmaktadır: Avrupalılaşma (2002-2005), Avrupasızlaşma (2005-2016) ve Transaksiyonel İlişkiler (2016-2023). Avrupalılaşma döneminde, beklenti, güven ve iyimserlik gibi olumlu duygular baskındır ve Türkiye'nin AB'ye katılım konusundaki umutlu bakış açısını yansıtmaktadır. Avrupasızlaşma dönemi ise daha karmaşık bir duygusal manzara ortaya koymaktadır. Bu dönemde kızgınlık ve hayal kırıklığı, süregelen beklenti ve iyimserliğin yanında ortaya çıkmakta ve gergin de olsa devam eden bir bağlılığa işaret etmektedir. Transaksiyonel İlişkiler dönemi, pragmatik ve mesafeli bir yaklaşımı pekiştiren yüksek kızgınlık, öfke ve kırgınlık ile karakterize edilirken, beklenti ve güven izleri de devam etmekte ve seçici iş birliğine yönelik hesaplanmış bir ilgiye işaret etmektedir. Bu tipolojiyi oluşturarak, bu tez, Türkiye-AB ilişkileri örneği üzerinden Uluslararası İlişkilerde (Uİ) duyguların incelenmesine yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Bu çalışmada geliştirilen tipoloji, diğer uluslararası bağlamlarda duyguların rolünü inceleyen çalışmalara uygulanabilecek metodolojik bir katkı sunmaktadır. Bulgular, Türkiye-AB ilişkilerinde süregelen dönemselleştirmelere duygular açısından bakarak duyguların sabit dönemlemelere düzgün bir şekilde uymadığını, aksine onların dönemlerle dinamik bir şekilde örtüştüğünü ve geliştiğini göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Tüketici Etkileşimi Kalitesinin Otomatik Hizmet Ön Cephesiyle İlişkili Olarak, Tüketicinin Algılanan Psikolojik Sahiplik, Davranışsal Katılım ve Refahı Üzerindeki Etkisi
    (2025) Alkilani, Shaymaa; Uray, Nimet; Uygur, Ezgi Merdin
    Hizmetlerde otomasyon, servis elemanı, barista ve şef robotları, otel hizmetleri robotları veya akıllı ve etkileşimli araçlar aracılığıyla özellikle ağırlama sektörünü kökten değiştirmektedir. Müşterilerin bu teknolojilerle etkileşimini anlamak, bunların müşteri beklentileriyle uyumlu olmasını, hizmet karşılaşmalarını iyileştirmesini ve nihayetinde anlamlı hizmet sonuçlarına katkıda bulunmasını sağlamak açısından çok önemlidir. Psikolojik sahiplik teorisinden yola çıkarak, bu araştırma müşterilerin anlamlı müşteri sonuçları üretmede otomatik hizmet ön cephesiyle etkileşiminin kalitesini araştırmaktadır. Daha spesifik olarak, bu araştırma (1) otomatik hizmet ön cephesiyle işlevsel ve ilişkisel etkileşim niteliklerinin müşterilerin algıladığı psikolojik sahiplik üzerindeki etkisini, (2) otomatik hizmet öz yeterliliğinin bu ilişkiye bir moderatör olarak rolünü ve (3) psikolojik sahipliğin müşteri davranışsal katılımı ve refahı açısından sonuçlarını araştırmaktadır. Önerilen kavramsal modeli geliştirmek, konu ile ilgili mevcut ilişkileri daha derinlemesine anlamak için önce nitel (Çalışma 1 ve 2) sonra da nicel araştırmaya (Çalışma 3) dayalı karma yöntemli bir tasarım kullanıldı. Nicel araştırma kapsamında, literatürden ve nitel araştırmadan türetilen hipotezleri test etmek için anket yöntemi toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) kullanılarak analiz edildi. Sonuçlar, otomatik hizmet ön saflarının etkileşim kalitesi, müşterilerin algılanan psikolojik sahiplenmeleri ve otomatik hizmet öz yeterliliğinin moderasyonu yoluyla istenen tüketici sonuçları (müşteri katılımı ve müşteri refahı) arasındaki ilişkilerin eksiksiz bir modelini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, hizmet otomasyonu, psikolojik sahiplenme ve müşteri refahı hakkındaki mevcut bilgi birikimini zenginleştirecek değerli içgörüler sağlamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Ontolojik Güvenlik ve İsrail'in 'Derin' Tanınma Arayışı
    (2025) Valansi, Karel Franco; Aydın, Mustafa
    Bu tez, devletlerin derin (thick) ve sınırlı (thin) tanınma ihtiyacını ve bunların dış politikadaki etkilerini vurgulamaktadır. İsrail örneği üzerinden, bu çalışma meşruiyet, aidiyet ve uluslararası sistemde 'normal bir devlet' olarak kabul edilme ihtiyacının temelde ontolojik güvenlik kaygılarından kaynaklandığını savunmaktadır. İsrail'in kendini Yahudi ve demokratik bir devlet olarak tanımlamasının yanı sıra güvenlik arayışı önemli çelişkiler yaratmaktadır. Yahudi kimliği, Yahudi halkı için bir anavatan olma ideolojik temeline hizmet ederken ülkenin benzersizliğini vurgulamaktadır. Demokratik kimliği ise evrenselci değerlerle ve kapsayıcı bir ulus-devlet olma taahhüdüyle uyumludur. Çalışma, devletlerin dünyaya bakışlarına, uluslararası sistemdeki rollerine ve davranışlarına hakim olan köklü meta-anlatılar aracılığıyla faaliyet gösterdiklerini savunmaktadır. Bu nedenle, ontolojik güvensizliklerinin üstesinden gelmek ve yaşayabilecekleri yanlış tanınma veya tanınmamanın etkilerini hafifletmek için meta-anlatıları kullanırlar. İsrail, kimliğinin tanınmasına ya da reddedilmesine bağlı olarak, dünyayı algılayışını etkileyen ve dolayısıyla dış politikasını belirleyen üç meta-anlatı -istisnacılık, getto zihniyeti ve Masada kompleksi- arasında gidip gelmekte ve bu sayede ulusal kimliğini jeopolitik gerçeklerle uzlaştırmaya çalışmaktadır. Bu çalışma, uluslararası toplumda 'kendini evinde hissetme' ve 'komşu arama' kavramlarını İsrail dış politikasının tanınmaya yönelik kilit mekanizmaları olarak vurgulamaktadır. Bu tez, İsrail'in yakın komşuları -Arap devletleri, ikinci kademe komşuları -çevre (periphery) devletleri, uzak komşuları -Batı demokrasileri ve uluslararası kurumlar -Birleşmiş Milletler- ile ilişkileri üzerinden bir ülkenin dış politikasının hem fiziksel hem de ontolojik güvenliği sağlamak için nasıl vazgeçilmez bir olduğunu örneklendirmektedir. Bu tez, kimlik ve tanınma odaklı perspektifleri bütünleştirerek Uluslararası İlişkiler disiplinine katkıda bulunmaktadır. Ontolojik güvenliğin, tartışmalı meşruiyet bağlamında devletlerin kararlarını nasıl etkilediğine dair derin bir anlamlandırma sunmaktadır.