Yüksekokullar
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/81
Browse
Browsing Yüksekokullar by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 21
- Results Per Page
- Sort Options
Article "19. Yüzyıl Yunan Harfli Türkçe (karamanlıca) Gazete ve Süreli Yayınlarda Dil Tartışmaları"(Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2019) Şişmanoğlu Şimşek, Şehnaz19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren din dışı yayıncılığın yaygınlaşmaya başladığı Yunan harfli Türkçede (Karamanlıca), özellikle gazete ve süreli yayınlarda; editöryel açıklamalar, okur mektupları, tefrika mukaddimeleri gibi yazılarda dil meselesinin gündemde olduğu görülmektedir. Bu meselenin çoğunlukla dilde sadeleşme meselesi, Türkçenin Anadolulu Ortodokslara örgün olarak öğretilmesi, lisan-ı Osmanî’nin devlet kademelerinde yer bulmak üzere gerekliliği, kimi zaman lisan-ı millî ya da lisan-ı maderî olarak tanımlanan Yunancanın Anadolululara kazandırılması gibi başlıklar etrafında tartışıldığı söylenebilir. Bu makalede bütün bu meselelerin söz konusu yayınlarda nasıl ele alındığı üzerinde durulacak ve bu meselelerin Anadolulu Ortodoksların kendi kimlik tanımlarıyla nasıl ilişkili olduğu tartışılacaktır.Article "bilgi Teknolojileri ile Geliştirilmiş İngilizce Okuma Derslerinin Öğrencilerin Öğrenme ve Başarıları Üzerindeki Etkileri"(Nesibe Aydın Eğitim Kurumları, 2017) Munzur, ZeynepTeknoloji eğitimin önemli unsurlarından biridir. Günümüzde, sadece üniversite öğrencileri değil, dil öğretimi de teknolojinin sürekli gelişmesi ile karşı karşıya gelmektedir. Her ne kadar bilgi teknolojileri, 21. yüzyıl öğretmenleri ve öğrencileri için etkin bir araç olarak görülse de, pedagoji her zaman ön planda tutulmalıdır. Kurumlar, okullar ve üniversiteler eğer varolan öğretim programı ve öğretim stratejilerini yenilerler ise, o zaman öğrencilerin konuları anlamasındaki gelişim ve başarı düzeylerinde artış gözlemlenebilir. İşte bu yüzden, yeni nesle yönelik etkin bir öğretimin 21. yüzyılda İngilizceyi yabancı dil (EFL) olarak öğrenmedeki beklentilerini karşılayabilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Kadir Has Üniversitesi Yabancı Diller İngilizce Hazırlık Programı’na devam etmekte olan öğrencilerin teknoloji ile geliştirilmiş okuma derslerine yönelik görüşleri incelenmiştir. Yapılan değerlendirmelere göre; uygun ve yeterli bilgi teknolojileri okuma derslerinin içeriğine uygulandığında, öğrencilerin okuma derslerine yönelik görüşlerinin olumlu yönde değiştiği gözlemlenmiştir. Doğru ders malzemeleri ve sıralama ile sunulan bir ders içeriği ve akışı, kurumda okutulan okuma ders kitabındaki yetersiz olan aktiviteleri daha iletişimsel ve işbirlikci bir öğretim haline dönüştürmüştür. Ayrıca elde edilen sonuçlar; öğrencilerin daha etkin okuyucular haline geldiğini ve gözle görülebilir akademik başarı elde ettiklerini göstermektedir. Bu durum, öğrencilerin okumaya ve öğrenmeye karşı olan tutumlarını da olumlu yönde etkilemiştir. Fakat, teknolojinin gün ve gün hızla gelişmesi karşısında, kurumlar ve öğretmenler için de güncelleme yapmak kaçınılmazdır. Bu ön çalışma ile, bilgi teknolojileri ile geliştirilmiş derslerin önemi ve faydalarının açığa çıkmasına ışık tutması amaçlanmıştır.Article ÇAĞDAŞ SANAT ESERLERİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET SORGULAMALARI(Anadolu Üniversitesi, 2015) Dede, EbruBu çalışmada toplumsal cinsiyet sorgulamaları için elverişli bir ortam sağlayan çağdaş sanatın interdisipliner olanaklarıyla üretilen eserler ve performanslar Freud, Lacan, Derrida, Foucault, Deleuze ve Butler gibi kuramcıların metinleriyle bağlantı kurularak yorumlanmıştır. Cinsel Kimliğin Süreç İçinde Dönüşümü bölümünde, Teiji Furuhashi ile Ahmet Elhan’ın bedenin kendi içindeki ve bedenler arasındaki ilişki sürecini anlatan eserleri yorumlanmıştır. Cinsel Kimlik Göstergelerinin Yapıbozumu bölümünde Diane Arbus, Gülsün Karamustafa, Yasumasa Morimura’nın eserleri ve Hunter Reynolds ve Kutluğ Ataman’ın performansları yorumlanmıştır. Gey Sanatında Estetik ve Sevgi bölümünde ise, David Hockney, Robert Mapplethorpe, Gran Fury ve Alex Donis’in eserlerindeki gey çiftler arasındaki uyum ve sevginin önemine değinilmiştir.Article Can Yücel: Konuşmacı Mı Çevirmen Mi? Yücel'in William Shakespeare'in 66. Sone'sinin Çevirisi Üzerine Bir Değerlendirme(2015) Babahan, Arev[Abstract Not Available]Article Feminist Kuramların Çağdaş Sanat Pratiğinde İfade Bulması(Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitimi Merkezi, 2015) Dede, EbruÇağdaş feminist sanatçılar, 1960’lardan itibaren kadını “izlenen nesne” algısından kurtarmak ve kadının toplum içinde özne olarak varlığını göstermek amacıyla eserler üretmekte ve performanslar gerçekleştirmektedirler. Bu eserlerin ve performansların Freud ve Lacan’ın fallus merkezci psikanalist yaklaşımları ve Butler, Kristeva, Irigaray gibi feminist kuramcıların metinleri ile bağlantı kurularak yorumlandığı makale dört bölüme ayrılmıştır. Nesnellik Meselesi bölümünde, Butler ve Kristeva’nın beden ve aklın birlikte değerlendirilmesi görüşlerine ve Irigaray’ın kadının çoğul karakterinin kuramlaştırılması önerisine yer verilmiştir. Louise Bourgeois ile Füsun Onur nesnel eserleriyle kadının nesne olmadığını göstermiş, K8 Hardy, Emily Roysdon, Ginger Brooks Takahashi penis kıskançlığına ironik gönderme yapmıştır. Sarah Lucas kadının çoğul karakterini mizahi bir şekilde kurgulamıştır. Varlık Meselesi bölümünde, babasoylu kimlik sistemi tartışılmıştır. Her türlü cinsel kategorileşmeye karşı çıkan feministler, sisteme kadın diye bir varlık eklemenin adil olmayacağı görüşündedir. Kadının tarihini yazmanın mümkün olabileceğini gösteren sanat eserlerine örnek olarak Mary Beth Edelson, Judy Chicago ve Carolee Schneemann’ın çalışmaları bu bölümde ele alınmıştır. “Dile Gelmeyen Bellek” isimli çalışmam, toplumun kadından beklentilerinden dolayı, toplumda insan olarak yapmak istediklerimin baskılanmış olmasıyla ilgilidir. Kadının annelikle özdeşleştirilmiş olmasına karşı çıkan ve anne çocuk ilişkilerini yeniden tanımlamak isteyen feminist kuramlar ve eserler Annelik Meselesi bölümünde ele alınmıştır. Elinor Carucci ve Mary Kelly’nin çalışmaları anne ile çocuk arasındaki duygusal bağın önemini vurgularken, Nil Yalter’in performans videosu, kadına yüklenen anlamları bir arada sergilemektedir. “Ayrılık Öncesi Bağlılık” isimli eserim kadını doğurgan bir nesne olarak dar bir çerçevede sunar. Öznellik Meselesi bölümünde, öznenin eril olarak kuruluşu tartışılmaktadır. Li Wei ve Valie Export’un performansları kadını erkeğin yanında iktidar sahibi olarak gösterirken, Charles Ray ile Laurie Simmons’un eserleri gücün kadın bedeninde de olabileceğini kanıtlamaktadır.Article Halit Ziya Öykülerinde Yazma Edimi(Cengiz Alyılmaz, 2019) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazHalit Ziya Uşaklıgil, yazdığı yüz elliye yakın öyküsüyle, modern Türkçe öykünün önemli isimlerinden biri olmasına rağmen büyük ölçüde romanları ile öne çıkarılan bir yazar olagelmiştir. Bu çalışmanın amacı Halit Ziya öykülerinde ―modern birey olma hali‖nin ―yazma edimi‖ üzerinden nasıl temsil edildiği, özellikle ben-anlatıcının günlük, mektup ve anı defterlerini kullanarak iç dünyasını okura nasıl aktardığı, bu aktarmayı, temsili nasıl sorunsallaştırdığı ve bütün bunların geleneksel hikâye anlatıcılığından nasıl ayrıştığını çözümlemektir. İncelenen öykülerde bazı anlatısal özellikler tekrar eden bir yapıya sahiptir. Bu yapının şu üç temel özelliği mevcuttur: a) Birçok öykü, günlük-mektup ya da anı biçiminde ben-anlatıcı kullanılarak yazılmıştır, b) bu anlatıların genelinde çerçeve hikâye kullanılarak bir başka ben-anlatıcı anlatılanları nakletme işlevini yüklenir 3) anlatı içerisindeki çoğu ―yazma edimi‖ eksik ve tamamlanmamış olmalarıyla dikkat çeker. İncelemede ortaya konan bu üç noktanın Halit Ziya yazınında geleneksel hikâye anlatıcısının dönüşüme uğratılmasına, anlatmanın, yazmanın ve temsilin sorunsallaştırılmasına karşılık geldiği öne sürülmektedir.Article How To Transform Language Education for Next Generation Learners: a Path To Follow in Higher Education in the 21st Century(Nesibe Aydin Education Inst, 2015) Munzur, ZeynepWith the changing face of education technology is a powerful asset for the 21st century teachers and students if pedagogy is considered as the major concern rather than technology itself. Technology seems very attractive to teachers and students but it is good to keep in mind that it is not just games and applications. We must see not only it as fun but also its functional power on learning teaching and assessing. As teachers change the way they teach due to new technologies the traditional pedagogy is replaced by student-centered and project-based learning and teaching. This can provide a deeper understanding and learning and greater student success. Therefore an effective next generation teaching needs to meet the 21st century expectations. Schools and teachers must be well-equipped with new genres and resources so that they can enhance the necessary skills and attitudes of studentsArticle Hücresel Sinir Ağları için Gerilim Kaynaklı Hücre Modelleri(AVES YAYINCILIK, 2001) Tander, Baran; Ün, MahmutBu makalede, bağımsız ve bağımlı gerilim kaynağı tabanlı yeni bir Hücresel Sinir Ağı hücre devresi önerilmiştir. Bu modelde akım kaynaklı Chua ve Yang ‘ın klasik hücre devresinin aksine hücreler için denge noktaları dinamik birimdeki Rx ve Cx’ den bağımsızdırlar. Tam bir hücre devresi tasarlanıp kararlı ve kararsız durumlar için benzetimleri yapılmıstır. Önerilen modelin avantaj ve dezavantajları sonuçlar bölümünde tartışılmıştır.Article İkili Olmayan Cinsel Kimliklerin Çağdaş Sanat Pratiğinde İfadesi(Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitimi Merkezi, 2017) Dede, EbruPostfeminist kuramcılar ve sanatçılar, iktidar ve kültürel normlar tarafından birbirlerini tamamlamaları için üretilen eril ve dişil cinsel kimliklerin sınırlarını yapı söküme uğratmayı amaçlar. Çağdaş sanatçıların çalışmaları ve performansları, felsefi, psikanaliz araştırmaları ve kültürel tartışmaları olduğu kadar queer yaşamın gerçeklerini de görselleştirir. Bedenlerinin maskesini indirir ve cinsel farklılıklarının doğal olarak mümkün olabileceğini gösterir. Bu sanatçıların eylemleri, onları politik olarak anormal kabul eden hiyerarşileri altüst etmek ve yeni bir sosyal ortam çağrısında bulunmaktır. Bu çalışmada yer alan çağdaş sanat çalışmaları ve performanslar, postfeminist teoriler, sanatçı konuşmaları ve metinleriyle ilişkilendirilerek yorumlanmıştır. Psikanaliz, Postyapısalcılık ve Çağdaş Sanatta Cinsel Kimlikler bölümünde, Derrida’nın ‘différance’ kavramına, Freud ve Lacan’ın cinsel kimlik araştırmalarına yer verilmiş, ve aynı zamanda çağdaş sanatın cinsel kimlik ayrımlarına sağlayacağı katkı ele alınmıştır. “Performatif Beden: İçselleştirilemeyen Toplumsal Cinsiyet Göstergeleri” bölümünde, Lazlo Pearlman’ın beklenmedik beden performansı, Tai Lin’in izleyicide duygusal bağ kurmayı amaçlayan resmi, Taner Ceylan’ın aynı anda içe ve dış dünyaya bakan iki ruhu anlatan resmi ve eşcinsel çift olan Elmgreen ve Dragset’in eşcinselleri sıradan insanlar gibi gösteren çalışması Judith Butler’ın performatif beden kuramı referans alınarak yorumlanmıştır. Bedene İlişkin Kodların Dönüştürüldüğü Çağdaş Sanat Örnekleri bölümünde, Nina Arsenault’un bir dizi operasyonla erkeklikten kadınlığa bedensel dönüşümü, David LaChapelle’in Venüs’e benzeyen kadına penis eklediği manipülasyonu, Marc Quinn’in cinsiyet değişikliği operasyonundan sonra hamile olmaya karar veren Thomas Beatie heykeli, Foucault’nun bireyin bedenini dönüştürme hakkı bulunduğuna dair görüşü kapsamında tartışılmıştır. Queer Terimi Odaklı Çağdaş Sanat Çalışmaları bölümünde, Butler ve Marinucci’nin bu terim ile ilgili görüşleri ele alınırken, aynı zamanda Nan Goldin, Del LaGrace Volcano, Sergio Zevallos ve Karolina Bregula’nın çalışmaları yorumlanmıştır. Çalışmaları ve performanslarıyla, Nan Goldin üçüncü bir cinsiyet isterken, Del LaGrace Volcano queer bedeni kendi imkânsızlıkları içinde açıklamaya çalışır, Sergio Zevallos queer bedenlerin ıstıraplarını gösterirken, Karolina Bregula insanların queer bedenlere alışmasını arzulamaktadır.Article İMPARATORLUĞUN “EN UZUN ON YILI”NI YAZMAK: ÖMER SEYFETTİN HİKÂYELERİNDE FARKLI “ON TEMMUZ”LAR(Mehmet Dursun ERDEM, 2014) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazÖmer Seyfettin, 36 yıllık kısa yaşantısına yedi ciltlik büyük bir külliyatı oluşturacak kadar makale ve öykü sığdırmıştır. Seyfettin’in kısa ama verimli yazarlık yaşamında II. Meşrutiyet’in ilanının (Hicri, 10 Temmuz 1324), ya da bazılarının isimlendirdiği gibi 1908 Devrimi’nin ve sonrasındaki gelişmelerin büyük etkisi vardır. Ömer Seyfettin’in 1902’de başladığını söyleyebileceğimiz yazarlık yaşantısında ana malzemelerinden biri; Meşrutiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti ve onun çevresinde dönen düşünce akımları olmuştur. Yazar, önceleri bir asker sonra ise bir “muharrir” ve “öykücü” olarak hem bu süreçte görev almış hem de yazdığı makale ve öykülerle bu sürece yön vermiştir. Bu çalışmada Ömer Seyfettin’in bazı makaleleri ve öyküleri seçilerek, 1908’de ilan edilen Meşrutiyet’e, İttihat ve Terakki’ye ve İttihatçılara ilişkin görüşleri irdelenmiş ve bu görüşlerin ardındaki dinamikler ortaya konmaya çalışılmıştır. Meşrutiyetin ilanı sonrasındaki sıcak günleri Rumeli’de bir asker olarak yaşayan Ömer Seyfettin’in askerlikten ayrılarak Selanik’e gelmesiyle İttihat ve Terakki’yle olan ilişkisinin de kuvvetlendiği görülmektedir. Özelikle “Yeni Lisan” hareketinin teorisyenlerinden biri olarak Genç Kalemler dergisinin önemli isimlerinden biri olan yazar, bu dergi vesilesiyle sunduğu katkılarla da Cemiyet’in 1908 sonrası kültürel programının oluşmasında söz sahibi olmuştur. Ancak Seyfettin’in Meşrutiyet’e, İttihat ve Terakki’ye ve İttihatçılığa bakışının değişmeden kaldığı, her zaman Parti’nin ideallerini paylaştığı ve desteklediği söylenemez. Bu çalışma kapsamında çeşitli dönemde yazdığı makalelere ve öykülere baktığımızda yazarın kimi zaman İttihatçıları ve ideallerini ateşli bir biçimde savunduğu, kimi zaman da değişen konjonktürle birlikte onları şiddetli bir biçimde eleştirdiği görülmektedir. Elbette, 1908’den 1918’e kadar, Osmanlı imparatorluğunun belki de “en uzun 10 yılı”nı şekillendiren İttihat ve Terakki’nin, bütünlüklü “tek” bir hikâyesini anlatmak mümkün değildir. Ömer Seyfettin’in makaleleri ve öyküleriyle kendisini gösteren değişken tavrı da bunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.Article İŞ MOTİVASYONUNUN ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞA OLAN ETKİNİN İNCELENMESİ: SULTANGAZİ/ISTANBUL İLKÖĞRETİM OKULLARINDA BİR ARAŞTIRMA(Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsüitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016) Oran, Feyza Çağla; Bilir, Fatma Pervin; Güler, Seyhan BilirSon yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda, ’İş motivasyonu‘ ve ’örgütsel bağlılık‘ kavramlarının örgütlerin başarısının ve etkinliğinin artırılmasında önemli rolü olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı; İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarının iş motivasyonlarına olan etkisinin incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. İstanbul ili Sultangazi ilçesindeki ilköğretim okullarında çalışan 306 öğretmen araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Çalışmanın verileri; ’Örgütsel Bağlılık Ölçeği’" ve ’İş Motivasyonu Ölçeği’ ile toplanmıştır. Örgütsel bağlılık alt boyutlarının iş motivasyonu alt boyutlarına olan etkisinin belirlenmesi için regresyon analizi yapılmıştır. Bu çalışmada iş motivasyonu ile örgütsel bağlılık arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür. Duygusal bağlılığın içsel ve dışsal iş motivasyonu yordamada katkısı olan bir değişken olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretmenlerin iş motivasyonunu artırmak için duygusal bağlılıklarının artırılmasına yönelik faaliyetlerin yapılması önerilebilir.Article İşgücünün Yüklenmesi: Yüksek Öğretimde Bilgi Ekonomisine Dayalı E-materyal Geliştirme Süreçleri(Gaziantep Üniv. Sosyal Bilimler Enst., 2013) Öngün, ErdemUniversities as distinguished representatives of higher education bear great responsibilities for providing quality and innovative perspectives to their individuals. Costs and benefits of distributing high quality knowledge equally and of the best quality suggest a merge of some concepts such as learning or knowledge with economic resourcefulness in regard to cost-effectiveness. Basic instructional instruments such as syllabi, curriculums, presentations, and course notes are essential in realizing educational targets and achieving desired success. Traditional processing and application of these tools slows down efficient and quick access to learning and teaching activities. In this regard, e-materializing these instructional dynamics creates an accelerated and facilitated progression of educational activities. Overall, this study aims at developing an insight into past and current developments and applications regarding knowledge, information and data transformation processes in higher education in the sense of economic efficiency, usability, and productivity for achieving an innovative learning environment. Based on the relevant literature, this analysis first of all introduces basic concepts such as knowledge and information. Based on the tripod of education, economy, and environment, the study defines e-materialization channels in higher education and it further questions possible ways and technological tools for achieving an enhanced cost-effective learning setting in the digital world of education. Discussed in different aspects, further analyses were made concerning the suggested approach for an effective and economical transformation and use of educational knowledge and sources. Finally, an overview of the subject was provided for further discussions that will pave the way for maintaining a cost-effective and efficient learning environment for higher education with new concepts and forms.Article Karamanlıca Temaşa-i Dünya ve Cefakâr U Cefakeş'te Zaman, Mekân ve Kapanış: Polipathis'i Yeniden Yazmak(Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı, 2018) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazBu makale, Hıristiyan Ortodoks Osmanlı vatandaşı EvangelinosMisailidis (1820-1890) tarafından Yunan harfli Türkçe (Karamanlıca) olarak yazılmış bir kurmaca metin olan Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş’in (1871-1872); Yunanca yazılmış O Polipathis (1839) adlı romanın “taklit bir metni” olarak değerlendiren görüşün eleştirisinden oluşmaktadır. Temel olarak Gérard Genette’in kuramsal çerçevesi ve anlatıbilimsel kavramlarıyla bakıldığında; Misailidis’in Polipathis’i özellikle zaman, mekân ve kapanış kavramları üzerinden anlamsal olarak dönüşüme uğrattığı görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, bir yazarın bir metni farklı stratejiler kullanarak nasıl “yeniden yazıp” dönüştürebileceği meselesine de odaklanmaktadır. Sonuç olarak, Temaşa-i Dünya’nın sunduğu anlatım olanakları ve farklı yazma stratejileriyle 19. yüzyıl çokdilli Osmanlı dünyasını ve edebiyatını anlamamızda yol gösterici özgün bir roman olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedirArticle KRİZ YÖNETİM SÜRECİ: TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN ÖZEL BİR BANKA ÜZERİNE İNCELEME(Pamukkale Üniversitesi, 2016) Oran, Feyza Çağla; Demir, YaşamGünümüzde işletmeler farklı kriz türleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu krizleri, kaynakları bakımından örgüt içi ve örgüt dışı olarak sınıflandırmak mümkündür. Ekonomik çevre, terör, teknoloji, doğal afet örgüt dışı etmenler arasında sayılırken, üst düzey yönetimin yetersizliği, işletmenin hayat evresi, finansal yapı gibi nedenler de işletmelerde krizlere neden olan örgüt içi etmenler arasında sayılmaktadır. Sektörel açıdan bakıldığında işletmelerin, krizlerin aşılması ve itibarlarının korunması için farklı kriz yönetim süreçlerini kullandıkları görülmektedir. Kriz süreçlerinde işletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması iyi bir itibar yönetimi planından geçmektedir. Bu çalışmada, öncelikle kriz türleri ve özellikleri açıklanmış ve kriz yönetim süreçleri hakkında bilgi verilmiştir. Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren özel bir bankanın merkez ve şubelerinde oluşabilecek krizlere yönelik olarak hazırlanmış kriz eylem planları incelenmiştir. İncelenen eylem planlarında, yaşanan krizlerin neden olabileceği olumsuzlukların önceden belirlenen risk seviyelerine göre sınıflandırıldığı; bu sınıflandırma dikkate alınarak, banka yönetiminde yetki ve sorumluluğun hiyerarşik ve fonksiyonel yapıya göre şekillendirildiği görülmüştür. Üst düzey risk yöneticisi ile yapılan mülakat sonucu bankanın olası krizlere karşı hazırlıklı olduğu ve itibarın korunması konusunda etkin bir sürece sahip olduğu kanısına ulaşılmıştır.Article Osmanlı Tefrika Çalışmalarında Göz Ardı Edilen Bir Kaynak: Karamanlıca Anatoli Gazetesi(Mehtap Yüksel, 2017) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazSon dönemde Osmanlı tefrika tarihi üzerine yapılan çalışmalar, 19. yüzyılda Osmanlı coğrafyasında Türkçe ya da farklı dillerde üretilen edebiyatın daha önce bilinmeyen ya da unutulmuş yazar ve eserlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu makalede Osmanlı tefrika çalışmalarında göz ardı edilen bir kaynak olarak Karamanlıca (Yunan harfli Türkçe) Anatoli gazetesinde yayımlanan tefrika kurmaca eserler tanıtılacak ve gazetede tefrikaların en yoğun olduğu 1888-1899 dönemine yakından bakılacaktır. Türkofon Ortodoks Hıristiyan okurlara yönelik olarak çıkarılan gazetede söz konusu dönemde üretilen edebiyat hakkında, yazarların önsözleri, editöryel açıklamalar, gazeteye gönderilen okur mektupları ve ilanlar gibi paratekstler göz önünde bulundurularak bazı gözlemlerde bulunulacaktır.Other Simple and Accurate Cell Macromodels for the Simulations of Cellular Neural Networks(AVES YAYINCILIK, 2002) Tander, Baran; Ün, MahmutIn this paper, two simple and accurate cell macromodels for PSPICE simulations of Cellular Neural Networks (CNNs) are designed. Firstly, a brief information about CNNs and their benefits are introduced. Then the nonlinear differential equations that characterize the CNNs and the equivalent cell circuit given by Chua and Yang which realizes these equations are presented. With appropriate source transformations, another cell equivalent that employs voltage controlled-voltage sources instead of voltage controlled-current sources is developed. By substituting the dependent sources with their actual circuits for both equivalents, complete systems which are suitable for PSPICE macromodeling are derived. Responses of astable and stable CNNs are analyzed with the proposed macromodels and satisfactory results are observed after the simulations. The benefits and drawbacks of the macromodels are also discussed in the conclusion section.Article TEMAŞA-İ DÜNYA VE CEFAKÂR U CEFAKEŞ'TE GELENEKSEL FOLKLOR BİÇİMLERİ(Geleneksel Yayıncılık Eğitim San. Tic. Ltd. Şti., 2016) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazEvangelinos Misailidis’in 1871-1872 yıllarında Yunan harfli Türkçe (Karamanlıca) olarak yazdığı Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş, bugüne kadar yapılan çalışmalarda genellikle O Polipathis (1839) adlı Yunanca romanın uyarlaması olarak ele alınmış ve özgünlüğü yeterince vurgulanmamıştır. Bu makalede; Temaşa-i Dünya’nın, Polipathis’te yer almayan Osmanlı edebiyatına özgü geleneksel folklor biçimleri içermesi nedeniyle özgün bir roman olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Çalışmada öncelikle Temaşa-i Dünya’daki geleneksel folklor biçimlerinin çeşitliliği ve kaynakları belirlenmiş ve bunların hangi edebî araçlarla metne dâhil edildikleri ortaya konulmuştur. Söz konusu unsurların anlatıcı söylemini nasıl etkiledikleri ve yazar tarafından hangi işlevlerde kullanıldıkları çözümlenmiştir. Buna göre, Temaşa-i Dünya’da, Müslüman ve gayrimüslim farklı kaynak ve geleneklerden beslenen sözlü ve basılı kültür ürünlerinin temelde anlatısal ve çerçeve hikâyeden sapma olarak iki biçimde metne yerleştirildiği görülmektedir. Sapmalar hem işlevsel olarak hem de söylem düzleminde geleneksel hikâye anlatıcısından izler taşımaktadır. Misailidis’in anlatıcısı geleneksel hikâye anlatıcısına benzer bir biçimde aktif bir özne olarak anlatacağı hikâyeleri metinde Karamanlı okur topluluğuna vereceği iletilere uygun olarak seçmiş ve yönlendirmiştir. Bununla birlikte, metinde geleneksel anlatıların olağanüstü ögelerden arındırıldığı ve gerçekçi bir üslup ve içerikle aktarıldığı söylenebilir. Ayrıca, söz konusu anlatılar benöyküsel anlatıcının sınırlı bakış açısının aşılmasına ve farklı deneyimlerin aktarılmasına da zemin hazırlamıştır. Temaşa-i Dünya içerdiği pek çok deyim ve atasözleri ile on dokuzuncu yüzyıl İstanbulu’nun folklorik bir panoramasını da sunmaktadır.Article Thoughts on Interpellation and Intertextuality Among Facebook Cover Photos of Four Major Political Parties as Visual Narratives During the Turkish General Election of 2015 Campaign(ISTANBUL KULTUR UNIV, 2015) Öngün, ErdemThe main goal and interest in this paper is to explore how visual narrative processes function through single visual texts as cover photos on official Facebook pages of four major political parties (Justice and Development Party (JDP) a.k.a. AKP Republican People's Party (RPP) a.k.a. CHP Nationalist Movement Party (NMP) a.k.a. MHP and Peoples' Democratic Party (PDP) a.k.a. HDP) represented in the Turkish Grand Assembly during general election campaign of 2015. The cover photos which illustrate appeal for vote and support are intended to communicate political competition and elicit political ideological support and social responses. Using these cover photos on the Facebook profiles of these political parties as a sample the paper reflects on intertexuality and interpellation processes and how these concepts contribute to further understanding the ways that engaged voters as viewers become participants and supporters in the narratives generated by these single visual texts. What narrative processes are in action during an encounter with a visual appeal for vote and support and how these processes function and how voters as viewing subjects might be able to exchange positions differently in relation to the visual texts appearing in the Facebook cover photos of the related political parties are the main questions to be answered and discussed in this study. Using a qualitative methodology the study concludes with an overall comparative evaluation of the subject.Article Thoughts on Interpellation and Intertextuality Among Facebook Cover Photos of Four Major Political Parties as Visual Narratives During the Turkish General Election of 2015 Campaign(İstanbul Aydın Üniversitesi, 2015) Öngün, ErdemBu çalışmanın temel amacı ve ilgi odağı, görsel anlatı süreçlerinin 2015 genel seçim sürecinde Adelet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) gibi Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen dört siyasi partinin resmi Facebook sayfalarındaki kapak fotoğrafları üzerinden nasıl işlediğini değerlendirmektir. Oy talebi ve desteği çağrısını resimleyen kapak fotoğrafları siyasi rekabet iletişimi kurma ve sosyal,siyasal ve ideolojik yanıtlar temin etme amacındadırlar. Bu dört siyasi partinin Facebook profillerindeki kapak fotoğraflarını örnek olarak kullanarak bu çalışma metinlerarasılı ve çağrı süreçlerini ve bu kavramların, izleyici konumundaki oy verenlerin tekli görsel metinlerce üretilen anlatım sürecinde birer katılımcı ve destekçiye dönüşmesine nasıl katkıda bulunduğunu anlamaya çalışır. Oy ve destek isteme görsel çağrısı sürecinde ne tür anlatı süreçlerinin devreye girdiği ve bu süreçlerin nasıl işlediği ve izleyici özneler olarak oy verenlerin ilgili sisyasi partilerin Facebook kapak fotoğraflarındaki görsel metinlere gore nasıl pozisyon değiştirebildikleri bu çalışmadayanıtları aranan ve tartışılan temel sorular arasındadır. Niteliksel yöntem kullanarak çalışma konuyu genel bir karşılaştırma ile sonuçlandırır.Other Türkçe ve Yunanca Kaynaklarda Karakoncolos / Kalikancaros İnancı(Geleneksel Yayıncılık Eğitim San. Tic. Ltd. Şti., 2018) Şişmanoğlu Şimşek, ŞehnazKarakoncolos/kalikancaros inancı Türkiye’de başta İç Anadolu ve Karadeniz bölgesi olmak üzere, Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan’a kadar Balkanlar’da geniş bir coğrafyada görülmektedir. Türkçede yapılan derlemelerde kimi zaman farklı isimlerle anılsa da karakoncolosun görüldüğü dönem ve özellikleri benzerlik gösterir. Buna göre, yılın en soğuk günlerinde yeryüzüne çıktığına inanılan karakoncolos, çoğu zaman tüylü, hayvana benzeyen, insanlara musallat olan ve onları tedirgin eden bir yaratık olarak betimlenmektedir. Karakoncolos inancına yer veren Türkçedeki ilk yazılı kaynaklardan biri ise Evliya Çelebi’nin Seyahatnâmesi’dir. Bugün özellikle Doğu Karadeniz’de “karakoncilo” gibi oyunlarda bir gelenek ya da Türkçe edebiyat ve sinemada nadiren de olsa bir imge olarak varlığını devam ettirse de çoğunluk tarafından unutulmuş hatta hiç bilinmeyen bir inanıştır. Öte yandan, Yunancada çoğunlukla kalikancaros adıyla anılan bu inanışa dair anlatılar, oldukça erken bir tarihte halk bilimci Nikolaos Politis tarafından derlenmiştir (1904). Bu çalışmada öncelikle söz konusu derlemede yer alan anlatılardan söz edilerek bu anlatıların bugünkü Yunanca çocuk edebiyatında Filippos Mandilaras tarafından yeniden yazımlarına değinilecektir. Bugünkü Yunanistan’da özellikle Noel döneminde gerek okullardaki müzikli gösterilerle gerekse yayımlanan çocuk kitaplarının popüler bir figürü olarak varlıklarını devam ettirdikleri ortaya konacaktır. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olan bu inancın Türkçe ve Yunanca kaynaklardaki aktarımlarına genel olarak bakıldığında incelenen Türkçe kaynakların daha çok Doğu Karadeniz bölgesinden derlendiğini ve unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek olarak nadiren yaşatıldığını görebiliriz. Bugünkü Yunanistan’da ise Velloudios’un hâlâ dolaşımda olan çizimlerinin de etkisiyle kalikancaros inancının çocuk edebiyatının “millî” ve popüler bir unsuru olarak varlığını devam ettirdiği görülmektedir.

