İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12469/51
Browse
Browsing İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 70
- Results Per Page
- Sort Options
Article 2000’li Yıllarda Yapısal Dönüşüm ve Emeğin Durumu(DİSK Birleşik Metal-İş, 2019) Orhangazi, ÖzgürTürkiye ekonomisi 2000’li yıllarda büyük bir yapısal dönüşüm yaşamış ve tarımın milli gelir ve istihdam içerisindeki payı hızlı bir biçimde düşmüştür. Bu süreçte proleterleşme artmış ve Türkiye giderek daha fazla bir ‘ücretliler toplumu’ haline gelmiştir. Ne var ki ekonominin ve özellikle sanayi sektörünün istihdam yaratma kapasitesi görece düşük kalmıştır. Bunun sonucu yüksek işsizlik oranları ve düşük işgücüne katılma oranları olarak karşımıza çıkmaktadır. Dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan, inşaat odaklı bir büyüme modelinin hakim olduğu ve uygun istihdam ve sanayi politikalarının geliştiril(e)mediği bu dönemde istihdam ağırlıklı olarak üretkenliği düşük hizmetler sektöründe yoğunlaşmıştır. İşgücü piyasalarının temel özellikleri olarak işsizlik oranlarının yüksek olması, yedek işgücü ordusunun genişliği ile sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi oranlarının oldukça düşük olması öne çıkmıştır. Aynı zamanda işgücü piyasaları giderek güvencesizleştirilerek taşeronlaşma ve esnek istihdam biçimleri yaygınlaştırılmaya çalışmıştır. Bu dönemde yine de reel ücretlerde belirli bir yükselme gözlemlense de bu, verimlik artışının ve dolayısıyla GSYH artışının gerisinde kalmıştır.Article 2015 PARİS İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONFERANSI ÇERÇEVESİNDE NÜKLEER ENERJİ: BİR ÇÖZÜM MÜ, YOKSA BİR SORUN MU?(Rasim Özgür Dönmez, 2017) Keçeci, F. Orçunİklim değişikliği sadece gelişmekte olan ülkeler için değil aynı zamanda gelişmiş sanayi toplumları için de küresel bir sorundur. Karbondioksit (CO2) yayarak daha fazla fosil yakıt tüketmek iklim değişikliğine yol açar ve bu sorun insan faaliyetlerinden kaynaklanır. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak küresel ısınma tüm insanlığı ve ekolojik dengeyi tehdit etmektedir. Devletler arasındaki farklılık ve sorunlara rağmen; dünya ülkeleri son zamanlarda iklim değişikliğiyle uluslararası arenada mücadele etmektedir. Özellikle iklim değişikliğine yönelik riskleri azaltmak amacıyla Kasım 2015’te gerçekleştirilen Paris İklim Değişikliği Konferansı’ndaki en önemli meselelerden birisi nükleer enerjidir. Bu bağlamda, bu makale nükleer enerjinin iklim değişikliğine katkı sağlayıp sağlamayacağını incelemektedir.Article Algı Mı, Söylem Mi? Kopenhag Okulu ve Yeni-klasik Gerçekçilikte Güvenlik Tehditleri(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği İktisadi İşletmesi, 2011) Akgül Açıkmeşe, SinemBu makale, güvenlik tehditlerinin ortaya çıkışı bakımından yeni-klasik gerçekçilikteki algısal yaklaşımla, Kopenhag Okulunun söylemle inşaya dayalı yöntemini karşılaştırmaktadır. Makalenin hareket noktası, güvenlik tehditlerinin içeriği ve güvenlik aktörleri bakımından farklı perspektifl ere sahip bu iki yaklaşımın güvenliğin çalışılmasında metodolojik benzerlikler içermesi nedeniyle karşılaştırılabilir olduğu varsayımıdır. Makale, tehditlerin ortaya çıkışı bakımından yeni-klasik gerçekçiliğin algılara dayalı öznel yaklaşımının Kopenhag Okulu tarafından kısmen benimsendiğini vurgulayarak, Okulun söyleme dayalı özneler-arası alternatif bir model geliştirdiğini aktarmaktadır. Bu çerçevede, makale öncelikle Güvenlik Çalışmaları yazınında güvenlik tehdidinin içeriği konusundaki tartışmalara yer vermektedir. Ardından, yeni-klasik gerçekçiliği çatısında barındıran Gerçekçi Güvenlik Çalışmalarının tehdidin içeriği ve ortaya çıkışına dair varsayımlarını karşılaştırmalı olarak değerlendirmekte ve yeni-klasik gerçekçiliğin algısal perspektifi ni analiz etmektedir. Son olarak, Kopenhag Okulunun tehditlerle ilgili analizinin çerçevesini oluşturan güvenlikleştirme yaklaşımının tehditlerin kapsamı ve dayanağına dair tespitlerini Okulun kullandığı söz edimi, siyaset teorisi ve söylem analizi perspektifl erinden yeni-klasik gerçekçilikle karşılaştırmalı olarak incelemektedir.Article Araştırma Merkezlerinin Yükselişi, Türkiye’de Dış Politika ve Ulusal Güvenlik Kültürü(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği İktisadi İşletmesi, 2012) Çelik, Nihat[Abstract Not Available]Article Atlantik Paktı’ndan Nato’ya: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Türkiye’nin Konumu ve Uluslararası Rolü Tartışmalarından Bir Kesit(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği İktisadi İşletmesi, 2012) Yanık, Lerna K.Bu makale Türkiye’nin Kuzey Atlantik İttifakı’na (NATO) giriş sürecinde dış politika söylemleri aracılığıyla oluşan kimliği, eleştirel jeopolitik çerçevesinde irdelemektedir. Bu makalenin ana tezi ülkelerin dış politika yoluyla oluşturdukları kimliklerin sadece konum, kültür ve değerden ibaret olmadığı, bu denkleme bir de ülkelerin üstlendikleri uluslararası işlevin eklenmesi gerektiğidir. Türkiye örneğini değerlendirmek amacıyla Türkiye’nin NATO’ya girişinden hemen önce ve sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan çeşitli konuşmalar incelenmiştir. Varılan sonuç bu yıllarda konum, kültür ve değer olarak kendini Batılı sayan Türkiye’nin Doğu’ya uzanmayı görev olarak bellediği ve dolayısıyla üstü kapalı bir eşiksel kimlik yaratıldığıdır.Other Avrupalı İkinci Nesil Türk Göçmenlerin Okul Başarısı(Türk Psikologlar Derneği, 2014) Baysu, Gülseli; Phalet, KarenAvrupa’daki okulların en büyük sorunlarından biri göçmenlerin yerlilere kıyasla okulda daha başarısız olmasıdır. Bu derleme makalesinin amacı İsveç, Belçika, Avusturya ve Almanya’da büyük şehirlerde yaşayan yerli ve ikinci nesil Türk göçmenlere odaklanarak, okul başarıları arasındaki farkı betimlemek ve sosyal psikolojik bir bakış açısıyla açıklamaktır. Bulgular beş ana başlık altında toplanmıştır. (1) İlk olarak okul başarısını betimleme amacı doğrultusunda dört Avrupa ülkesinde de göçmen ve yerli öğrencilerin okul hayatları boyunca başarılarında gitgide artan bir fark bulunmuştur. Bu farkı açıklamak için, sosyal kimlik kuramına ve sosyal kimlik tehdit algısına yönelik araştırmalardan yararlanılmıştır. (2) Gruplar arası ilişkilere bakıldığında, arkadaşlıklar ve öğretmen desteği, göçmenlerin okulda kendini güvende ve kabul görmüş hissetmesine yol açarak okul başarısını artırmaktadır. Öte yandan, ayrımcılık okula adaptasyonu zorlaştırmaktadır. (3) Sosyal kimlik stratejileri okul başarısını ve adaptasyonunu belirlemektedir. Çiftkültürlü öğrenciler (hem Türk hem Belçikalı hissetmek) okulda ayrımcılığa veya olumsuz kalıpyargılara maruz kaldıklarında bundan daha fazla zarar görmekte, bu da okul başarılarını ve test performanslarını olumsuz etkilemektedir. (4) Segregasyon, gruplar arası arkadaşlıkları azaltıp ayrımcılık algısını artırarak, okul başarısı ve adaptasyonu üzerinde olumsuz bir etkiye yol açmaktadır. Ancak göçmenlerin çoğunluğu oluşturduğu okullar onları ayrımcılıktan korumaktadır. (5) Göçmenler, Almanya gibi hiyerarşik olarak yapılandırılmış eğitim sistemlerinde (akademik ve meslek odaklı ortaöğretim gibi) daha başarısız olmaktadır. Sonuç olarak, bu derlemede sosyal psikolojik yaklaşımın, özellikle sosyal kimlik tehdit algısı ve gruplar arası ilişkilerin, göçmenlerin okul başarısını belirlemekte önemli bir rol oynadığı ifade edilmektedir.Other Bankaların Operasyonel Risk Yönetimi Olgunluk Seviyelerinin Oryos Endeksi ile Ölçülmesi ve Basel Iı Kriterlerine Göre Sermaye Yeterlilik Oranının Hesaplanmasında Bir Değişken Olarak Kullanılması(Marmara Üniversitesi, Sos. Bil. Enst., 2012) Aykın, HasanBu çalışmada, finansal kurumlarca önemi son yıllarda daha iyi anlaşılan ve gittikçe daha da artan operasyonel riskin yönetimi ele alınmış olup, sayısallaştırılması diğer riskler gibi kolay olmayan bu riskler için olgunluk modeli kullanılarak bankalar için “Operasyonel Risk Yönetimi Olgunluk Seviyesi” (ORYOS) endeksi hesaplanmıştır. Çalışmanın amacı iki noktada toplanmaktadır; bunlardan ilki, hesaplanan bu endeksle bankaların hem kendi hem de sektördeki seviyelerini daha iyi görebilmeleri, eksik noktalarını tespit edip kendilerine hedefler belirleyebilmeleridir. İkinci amaç ise bu endekse bağlı olarak belirlenecek “ORYOS Sermaye Yükümlülük Çarpanı” ile bankaların sermaye yeterlilik standart oranının hesabında bir düzeltme katsayısı olarak bankanın operasyonel risk yönetimi olgunluk seviyesinin dikkate alınmasını sağlayarak temel gösterge, standart yaklaşım ve alternatif standart yaklaşım kullanılarak yapılan sermaye yeterlilik hesabında daha gerçekçi bir ölçüm ortaya koymaktır.Article Başarısızdevlet-demokratik Model Ülke Sarmalında Gürcistan'ın 20 Yılı(2012) Çelikpala, MitatGürcistan, bağımsızlığın ilan edildiği 1990’lı yıllardan bu güne zayıf siyasi, ekonomik ve finansal yapısı ile etnik sorunlarıyla sürekli olarak bir başarısız devlet görüntüsü sergiledi. Ülkede güçlü, demokratik ve kapsayıcı bir siyasi liderin çıkmaması, etkin muhalefetin oluşamaması birçok sorunlara yol açtı. Gürcistan’ın kısa vadeli geleceği, 2012’de yapılacak parlamento seçimleriyle nasıl bir parlamento oluşacağı ve 2013’te yapılacak başkanlık seçimlerinin nasıl seyredeceği konusuna bağlıdır. Seçimlerden sonra yürürlüğe girecek anayasa değişikliklerinin nasıl bir düzen oluşturacağı, Saakaşvili’nin siyasi tavrı ve geleceği, Gürcistan’ın ana gündemini belirleyecektir. Gürcistan’ın en büyük sorunu, Saakaşvili’nin karşısına 2003–2004 dönemindeki gibi etkili ve güçlü bir yeni Saakaşvili’nin çıkmamış olmasıdır. Saakaşvili’nin Rusya’dakine benzer bir “Putin-Medvedev” senaryosunu mu tercih edeceği yoksa farklı ve demokratik bir yol mu izleyeceği henüz belirsizliğini korumaktadır.Article Citation - WoS: 3Comparison of Earliest and Later Autobiographical Memories in Young and Middle-Aged Adults(Istanbul Univ, 2019) Ece, Berivan; Demiray, Burcu; Öner, Sezin; Gülgöz, SamiThe current study examined earliest memories of young and middle-aged adults in comparison to a recent autobiographical memory and a free-report one from any life phase. These three types of memories were compared in terms of their memory characteristics such as vividness, emotionality. importance, confidence, and rehearsal frequency. A total of 319 young (18-30 years) and 112 middle-aged (40-65 years) adults completed the online survey. Results showed that earliest memories were rated either similar to or lower than later memories in their memory characteristics. More specifically. they received lower ratings than free-report memories in all memory characteristics whereas they did not significantly differ from recent memories only in importance and emotionality. In addition, free-report memories were highest in emotionality, importance and rehearsal frequency whereas recent memories were highest in vividness and confidence ratings. Compared to young adults, middle-aged adults provided higher ratings for all memory characteristics in general, and they further recalled earliest memories from an older age. Finally, the order of reporting the three types of memories (earliest memory first versus recent memory first) was examined with respect to its potential influence on memory characteristics and dating of the recalled memories. Results displayed no significant effect of the reporting order on memory characteristics. Dating of the earliest and free-report memories, however, was significantly affected by the reporting order. The mean age for earliest memories was higher when it was retrieved following the recent memory compared to the reporting order in which earliest memories are retrieved and reported first. Overall, results indicated that earliest memories arc not particularly special compared to later memories (e.g.. free-report memories) in terms of their memory characteristics, and they are vulnerable to experimental manipulation such as changing the reporting order just like other types of autobiographical memories.Article Competition in Banking Sector(Güven Plus Grup Danışmanlık A.Ş., 2012) Ekmekçioğlu, Safiye; Korkmaz, Murat; Ceylan, Nesrin; Yahyaoğlu, Güran; Günsel, İrfan[Abstract Not Available]Article A Comprehensive Analysis of Managers Working in the Turkish Tourism Sector(Cahit AYDEMİR, 2010) Kızıl, Ahmet; Güler, Fazıl; Ceylan, Cengiz; Kızıl, Cevdet; Keskin, Ayşe İrem; Buget, PürenThe primary objective of this paper is to determine whether the present managers of Turkish tourism sector perform their jobs in accordance with their qualifications. For this purpose, questionnaires were distributed to managers and responses were evaluated. The secondary purpose of this study is to identify if employees in tourism industry has the required qualifications. Also, if the sector has low efficiency, reasons are investigated. This study uses the survey method. Questionnaires were distributed to 222 managers in the tourism sector, who mainly work in Istanbul and Izmir. 183 managers in accommodation enterprises, 22 managers in travel agencies and 17 managers in food and beverage companies were interviewed face-to-face and questionnaire forms were filled. The survey includes 52 questions that collect information about managers and their organizations. The questionnaires should also test if the managers are in a fitting position and they use their authority properly.Article Citation - WoS: 8Computational International Relations What Can Programming, Coding and Internet Research Do for the Discipline?(Dış Politika ve Barış Araştırmaları Merkezi, İhsan Doğramacı Barış Vakfı, 2019) Ünver, Hamid AkınComputational Social Science emerged as a highly technical and popular discipline in the last few years, owing to the substantial advances in communication technology and daily production of vast quantities of personal data. As per capita data production significantly increased in the last decade, both in terms of its size (bytes) as well as its detail (heartrate monitors, internet-connected appliances, smartphones), social scientists’ ability to extract meaningful social, political and demographic information from digital data also increased. A vast methodological gap exists in ‘computational international relations’, which refers to the use of one or a combination of tools such as data mining, natural language processing, automated text analysis, web scraping, geospatial analysis and machine learning to provide larger and better organized data to test more advanced theories of IR. After providing an overview of the potentials of computational IR and how an IR scholar can establish technical proficiency in computer science (such as starting with Python, R, QGis, ArcGis or Github), this paper will focus on some of the author’s works in providing an idea for IR students on how to think about computational IR. The paper argues that computational methods transcend the methodological schism between qualitative and quantitative approaches and form a solid foundation in building truly multi-method research design.Article Constructions of European Identity: Debates and Discourses on Turkey and the Euhoundmills, Basingstoke, Hampshire Ve New York, Ny, Palgrave Macmillan, 2012. Isbn 978-0(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği İktisadi İşletmesi, 2013) Düzgit Aydın, Senem[Abstract Not Available]Article Contending Agendas for the Black Sea Region: a Turkish Alternative(Genelkurmay ATASE SAREM Başkanlığı, 2010) Aydın, MustafaSoğuk Savaşın sona ermesi yüzlerce yıl çok sayıda çatışmaya tanıklık etmiş olan Karadeniz havzasında çok taraflı iş birliğine dayalı yeni bir siyasi çerçevenin gelişmesini mümkün kıldı. Avrasya’nın ortasındaki stratejik konumu nedeniyle geniş alanları kontrol edebilen Karadeniz coğrafyası Soğuk Savaş sonrasının değişen jeopolitiğinde önemli bir yer işgal etmeye devam etmektedir. Bölgenin kendine özgü jeopolitiği ve stratejik değeri bölge ülkeleri açısından uluslararası ilişkilerinde çeşitli avantajlar sağlamaktaysa da sıklıkla bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar için önemli riskleri de içinde barındırmaktadır. Bu çalışma büyük güçlerin (ABD, RF ve AB) son yıllarda bölgeye yönelik artan ilgileri ve özellikle güvenlik arayışlarının bölgeselleşmesinin her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabileceği ve çatışmalara yol açabileceğini ileri sürerek; bir alternatif sunması açısından, Karadeniz vizyonunu bu güçlerden farklı olarak, küresel endişelerden ziyade bölgesel arayışlara dayandıran Türkiye’nin politikalarını değerlendirecektir.Article Converse Tournaments(Ege Univ Fac Economics & Admin Sciences, 2019) Keskin, KerimThis paper proposes two alternatives to Clark and Riis (1998b)'s sequential model of nested multiple-prize contests. First we consider winning prizes endogenously determined by exerted contest efforts. Second we extend the model to infinitehorizon. We characterize the unique subgame perfect Nash equilibrium in both models and compare the equilibrium strategies with those in the original model.Article Citation - WoS: 9Citation - Scopus: 12Debating Eurasia: Political Travels of a Geographical Concept in Turkey(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği, 2019) Yanık, Lerna K.This article reviews the ways in which various actors in Turkey have used the terms 'Eurasia' and 'Eurasianism' since the end of the Cold War. It presents two arguments. First, compared to Russian Eurasianism, it is difficult to talk about the existence of a 'Turkish Eurasianism'. Yet, the article employs the term Turkish Eurasianism as a shorthand to describe the ways in which Eurasia and Eurasianism are employed in Turkey. Second, Turkish Eurasianism is nothing but the use or instrumentalization of Eurasia to create a geopolitical identity for Turkey that legitimizes its political, economic, and strategic interests primarily in the post-Soviet space, but, from time to time, also in the Balkans and Africa. Various Turkish state and non-state actors have used Eurasia to mean different things and justify different goals: reaching out to Turkic Republics, being pro-Russian, creating a sphere of influence in former Ottoman lands, or, recently, cloaking anti-Western currents.Other Dış Siyaseti ve Askerî Stratejileriyle İkinci Dünya Savaşı Türkiye Si İlhan Tekeli ve Selim İlkin 1. Cilt, İletişim Yayınları, İstanbul, 2013, 669 Sayfa.dış Siyaseti ve Askerî Stratejileriyle İkinci Dünya Savaşı Türkiye'si İlhan Tekeli ve Selim İlkin 1. Cilt, İletişim Yayınları, İstanbul, 2013, 669 Sayfa.(Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği İktisadi İşletmesi, 2015) Valansi Franco, Karel; Franco, Karel Valansi[Abstract Not Available]Article Citation - WoS: 1Effects of Second Language Acquisition on Narrative Structure and Linguistic Processes in Preschool and School-Aged Children(İstanbul Üniversitesi, 2019) Aktan-Erciyes, Aslı; Ercıyes, Aslı AktanThis research examines the effects of second language acquisition in early childhood on the structural and linguistic properties of narrative skills in the child's native language. To investigate these questions, narrative and vocabulary skills in monolingual and bilingual children (Frog story) were evaluated. One hundred and twelve five- and seven-year-old monolingual (Language 1 [L1]: Mother tongue, Turkish) (N = 61) and bilingual (L1, Turkish; Language 2 [L2]: Second language, English) (N = 51) children participated in the study. Narrative skills were evaluated only for Turkish for monolingual children, whereas bilingual children were tested in English as well, the latter test taking place on a separate day. For the structural evaluation of narrative discourse, a schema is used to evaluate the narrative skills of bilingual children. The elements in the schema are: Frog story elements, sequence, perspective / emotion and affect, and finally engagement. In order to evaluate the linguistic complexity simple and complex clauses were coded. The percentage of complex clauses with respect to total clauses was used as an indication of linguistic complexity. There were two age groups in the monolingual and bilingual groups. The findings revealed that in L1: Turkish, bilingual and monolingual children differed for narrative structure components regardless of age group. Monolinguals outperformed their bilingual peers for frog story elements, sequence, perspective affect, and engagement. Age differences indicated that for five-year-olds there were no differences between monolinguals and bilinguals for perspective affect and engagement which were difficult skills to display at that age. Monolingual children were better at incorporating more complex structures into their narratives compared to bilinguals. It was found that bilingual and monolingual children did not differ in L1 vocabulary skills. The results showed that early exposure to L2 might result in negative outcomes for L1 narrative development.Article Citation - Scopus: 10Effects of Second Language on Motion Event Lexicalization: Comparison of Bilingual and Monolingual Children's Frog Story Narratives(Selcuk University, 2020) Aktan Erciyes, Aslı; Aktan-ercıyes, AslıThis study investigates how children lexicalize motion event patterns in their first and second languages, L1-Turkish and L2-English. English is a satellite-framed language that conflates motion with manner expressed in the main verb and path in a non-verbal element, whereas Turkish is a verb-framed language that conflates motion with path in the main verb and expresses manner in a subordinated verb. We asked whether (1) learning a second language had an effect on children's event descriptions in their first language and (2) the effects were bidirectional. One-hundred-and-twelve 5- and 7-year-old monolingual (L1-Turkish) and bilingual (L1-Turkish; L2-English) children participated. Participants produced narratives for wordless picture book, Frog, where are you? Six scenes of the book were selected for coding purposes as they represented motion events: (1) Frog's exit from the jar, (2) Dog's fall from the window, (3) Gopher popping out of the hole, (4) Owl's exit from a nest, (5) Boy and dog falling down and (6) Boy and dog landing in a pond. For L1 descriptions, 5-year-old bilinguals used more manner-only and less path-only descriptions than monolinguals; no difference was found for 7-year-olds. For L2 descriptions, bilingual children used less Manner-only and more Path-only expressions in their L2 narratives compared to L1 narratives. These findings suggest that for 5-year-olds, exposure to second language had an impact on how motion events are encoded. Results inform us about the early interactions between L1 and L2 in motion event lexicalization.Other Electronic Money in 2000's(Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2004) Ucal, Meltem ŞengünPara, dünya ekonomilerinin tümü için gerekli bir araçtır. Buna karşın elektronik para da gelişmiş ülkeler için gerekli bir araç haline gelmiştir. Günümüzde internet ortamı yolu ile yapılan finansal hizmetlerdeki muameleler için elektronik para ve elektronik ödeme sistemleri oldukça popülerdir. Elektronik sistemlerde meydana gelen bu değişmeler ekonomik ortamda gerçekleşen perakende satış ödemelerinde geleneksel işlemlerin yanında iki yeni formu ortaya çıkarmıştır. Bunlar, bir kişisel bilgisayar ile evden veya işyerinden banka işlemleri yapmak ve elektronik nakit kullanımıdır. Söz konusu muameleler güvene dayalı gerçekleştirilir. Özellikle de teknolojilerin hızla değiştiği 2000’li yılları kat edeken, bu sistemde gerçekleşmesi gereken en önemli unsur elektronik paranın kanunlar çerçevesinde değerlendirilmesidir. Fakat Türkiye elektronik para sistemleri için henüz bir kanuni çerçeve çizmemiştir.

